Jinekolojik Cerrahi

İçindekiler

Ankara Çankaya’da Jinekolojik Cerrahi Hizmetimiz

Ankara Çankaya’da jinekolojik cerrahi hizmetimiz; rahim, yumurtalık, tüpler ve pelvik bölgeyi etkileyen miyom, kist, polip, endometriozis ve organ sarkması gibi kadın hastalıklarının modern tıbbın sunduğu en gelişmiş kapalı (laparoskopik, histeroskopik) veya gerekli durumlarda açık cerrahi yöntemlerle tedavi edilmesini kapsayan, hastanın yaşam kalitesini ve üreme sağlığını korumaya odaklı kapsamlı bir medikal süreçtir.

Prof. Dr. Burcu Kısa yönetimindeki kliniğimizde, cerrahi kararlar son seçenek olarak, ancak en doğru zamanda ve en güvenli yöntemlerle alınır. Kadın üreme sistemi, fonksiyonel ve hormonal olarak son derece hassas bir yapıya sahiptir. Amacımız, hastalığı tedavi ederken sağlıklı dokuları maksimum düzeyde koruyarak (minimal invaziv yaklaşım), bedensel bütünlüğünüzü ve kadınlık sağlığınızı güvence altına almaktır.

Hangi Jinekolojik Cerrahi hizmetine ihtiyacın var?

Kapalı Rahim Alma Ameliyatı

Kapalı Tüp Bağlama Ameliyatı

Kapalı Yumurtalık Kisti Ameliyatı

Miyom Ameliyatı

Yumurtalık Kisti Takibi ve Tedavisi

Laparoskopik Cerrahi

Yumurtalık Kisti Ameliyatı

Rahim Alma Ameliyatı

Rahim İçi Polip Tedavisi


Jinekolojik Cerrahi Nedir ve Hangi Ameliyatları Kapsar?

Jinekolojik cerrahi; kadın üreme organlarında (rahim, yumurtalık, tüpler ve vajina) meydana gelen hastalıkların operasyonla tedavi edilmesidir. Bu alan; yumurtalık kistlerinin alınması, rahim içi poliplerin temizlenmesi, miyom çıkarılması (miyomektomi), rahmin alınması (histerektomi), dış gebelik sonlandırılması, tüp bağlama ve pelvik organ sarkmalarının (mesane/rahim) onarımını içeren çok çeşitli ameliyatları kapsamaktadır.

Günümüzde jinekolojik cerrahi, teknolojinin ilerlemesiyle büyük oranda “kapalı” yöntemlere kaymıştır. Hastanın sorununa göre uygulanacak ameliyat, sadece hastalığı yok etmekle kalmaz, ağrı veya kanama gibi hastanın günlük hayatını zindana çeviren semptomları da kalıcı olarak düzeltir.

Kadın Hastalıklarında Ameliyat Kararı Nasıl Verilir?

Ameliyat kararı; hastanın şikâyetlerinin yaşam kalitesini bozma derecesine, ilaçlı tedavilerin veya gözlem takibinin yetersiz kalmasına, ultrason/MR bulgularında kitlenin hızla büyümesine, organların işlevinin bozulmasına ve kanser şüphesi bulunmasına bakılarak verilir. Prof. Dr. Burcu Kısa tarafından hastanın üreme planları da dikkate alınarak ortak, şeffaf ve bilimsel bir kararla alınır.

Ameliyat hiçbir zaman ilk seçenek değildir. Ancak bazı durumlarda (örneğin kistin kendi etrafında dönmesi veya yoğun kanamaya bağlı ciddi anemi gelişmesi) cerrahi müdahale geciktirilemez bir tıbbi gereklilik halini alır.

Ankara Çankaya’da Jinekolojik Cerrahi Öncesi Değerlendirme Nasıl Yapılır?

Ankara Çankaya’da cerrahi öncesi değerlendirme; detaylı ve ağrısız bir pelvik muayene, yüksek çözünürlüklü jinekolojik ultrasonografi, smear (rahim ağzı) taraması, kanda tümör belirteçleri (marker) ve gerekli vakalarda MR (Emar) görüntülemesiyle hastalığın milimetrik olarak haritalandırılmasını kapsar. Hastanın genel sağlık öyküsü (diyabet, tansiyon, kalp sorunları) anestezi güvenliği açısından titizlikle incelenir.

İlaç Tedavisi veya Takip Yerine Hangi Durumlarda Ameliyat Düşünülür?

Ameliyat; miyomların hızla büyüyerek böbrek veya bağırsaklara baskı yaptığı, yumurtalık kistlerinin patlama veya kendi etrafında dönme (torsiyon) riski taşıdığı, ilaçla durdurulamayan şiddetli vajinal kanamaların olduğu, menopoz sonrası saptanan şüpheli kitlelerin bulunduğu ve organ sarkmalarının hastanın idrar/dışkı fonksiyonlarını engellediği durumlarda takip ve ilaç yerine kalıcı çözüm olarak düşünülür.

Kapalı ve Açık Jinekolojik Ameliyatlar Arasındaki Fark Nedir?

Kapalı (Laparoskopik) cerrahi; karında kesi açılmadan, 0.5-1 cm’lik ufak deliklerden kamera ve ince aletlerle girilerek yapılır, ağrı azdır ve iyileşme çok hızlıdır. Açık (Laparotomik) cerrahi ise; genellikle sezaryen kesisine benzer büyük bir kesi açılarak yapılır; kitle çok büyükse, aşırı yapışıklık varsa veya ileri evre kanser cerrahilerinde zorunlu olarak tercih edilen geleneksel yöntemdir.

KarşılaştırmaKapalı Cerrahi (Laparoskopi)Açık Cerrahi (Laparotomi)
Cilt Kesisi0.5 – 1 cm boyutlarında 3-4 adet minik delik.Genellikle 10-15 cm boyutunda yatay/dikey kesi.
Hastanede Yatış SüresiGenellikle 1 Gece (Veya günübirlik).Ortalama 2 – 3 Gece.
İyileşme ve İşe DönüşÇok hızlıdır (Ortalama 1-2 hafta).Daha uzun sürer (Ortalama 4-6 hafta).
Görsel (Estetik) İzZamanla görünmez hale gelen estetik minik izler.Belirgin karın kesisi izi (Skar).

Tıbbi Kılavuzlar Işığında Minimal İnvaziv (Kapalı) Cerrahi

“Amerikan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanları Birliği (ACOG) ve Uluslararası Jinekolojik Endoskopi Derneği (ISGE) raporlarına göre; jinekolojik iyi huylu hastalıkların cerrahi tedavisinde minimal invaziv (laparoskopik ve histeroskopik) yöntemler altın standarttır. Bilimsel veriler, kapalı ameliyatların açık ameliyatlara kıyasla kan kaybını, ameliyat sonrası enfeksiyon oranlarını ve hastanede yatış süresini istatistiksel olarak anlamlı ölçüde azalttığını, hastanın normal fizyolojik aktivitelere dönüşünü hızlandırdığını kanıtlamaktadır.”

Laparoskopik Cerrahi Hangi Kadın Hastalıklarında Kullanılır?

Laparoskopik cerrahi; çikolata kistleri (endometrioma) dahil yumurtalık kistlerinin alınmasında, rahmin korunarak miyomların çıkarılmasında (miyomektomi), dış gebelik tedavisinde, açıklanamayan kronik pelvik ağrıların teşhisinde, tüplerin bağlanmasında veya tıkanıklıkların açılmasında ve organ sarkması (sakrokolpopeksi) ameliyatlarında en çok tercih edilen, organ koruyucu modern cerrahi yöntemdir.

Histeroskopi ile Rahim İçindeki Hangi Sorunlar Değerlendirilir?

Histeroskopi ile; vajinadan rahim ağzına doğru ilerletilen ışıklı ince bir kamera sayesinde, rahim iç duvarı (endometrium) detaylıca gözlemlenir. Aşırı kanama, kısırlık (infertilite) veya tekrarlayan düşüklere yol açan rahim içi polipler, submüköz (içeri büyüyen) miyomlar, rahim zarı yapışıklıkları (sineşi) ve doğuştan gelen rahim perdeleri (septum) dikişsiz bir şekilde tedavi edilir.

Miyom Ameliyatında Rahmin Korunması Nasıl Planlanır?

Miyom ameliyatında (miyomektomi) rahmin korunması; özellikle genç ve gelecekte çocuk sahibi olmak isteyen kadınlarda, miyomların yerleşim yerlerinin detaylıca haritalandırılarak, sadece iyi huylu ur dokusunun (miyomun) rahim kasından ayrılması ve rahim duvarının gebeliği taşıyacak kadar sağlam dikişlerle çok katlı olarak onarılması prensibiyle (uterin koruyucu cerrahi) planlanır.

Yumurtalık Kistlerinde Ameliyat Gereksinimi Nasıl Belirlenir?

Yumurtalık kistlerinde ameliyat gereksinimi; kistin ultrason görünümünde solid (katı) parçalar veya kalın bölmeler (septalar) barındırması, boyutunun 5-6 santimetreyi aşması, tümör belirteçlerinin (Ca-125 vb.) yüksek çıkması, menopoz sonrası dönemde ortaya çıkması veya şiddetli, aniden başlayan torsiyon (kistin dönmesi) ağrısına neden olması durumlarında belirlenir.

Rahim İçi Poliplerin Alınması Hangi Durumlarda Gerekir?

Rahim içi poliplerin (endometrial polip) alınması; polibin yoğun, pıhtılı ve adet harici düzensiz vajinal kanamalara neden olduğu, tüplerin girişini kapatarak gebeliğin oluşmasını (veya embriyonun tutunmasını) engellediği durumlarda ve özellikle menopoz döneminde ortaya çıkarak hücresel bozulma (kötü huyluya dönüşme) riski taşıdığı durumlarda zorunlu tıbbi bir gerekliliktir.

Endometriozis ve Çikolata Kistinde Cerrahi Ne Zaman Değerlendirilir?

Endometriozis ve çikolata kisti (endometrioma) cerrahisi; hastanın günlük hayatını tamamen durduran şiddetli pelvik ağrılar ve ağrılı adet görme (dismenore) şikayetleri ilaçlarla kontrol edilemediğinde, kistin yumurtalık rezervini tehdit edecek kadar büyümesi veya patlaması durumunda ve hastalığın tüpleri tıkayarak kısırlığa (infertilite) neden olduğu vakalarda değerlendirilir.

Rahim Alma Ameliyatı Hangi Durumlarda Gündeme Gelir?

Rahim alma ameliyatı (Histerektomi); genellikle çocuk sahibi olma planını tamamlamış kadınlarda; tedavi edilemeyen ve kansızlığa yol açan şiddetli disfonksiyonel kanamalarda, rahmin tamamını kaplayan ve baskı yapan dev miyomlarda, ileri derece rahim sarkmalarında ve özellikle rahim ağzı, rahim zarı veya yumurtalık kanseri ile kanser öncüsü durumlarda gündeme gelir.

Rahim veya Mesane Sarkmasında Cerrahi Seçenekler Nelerdir?

Rahim veya mesane sarkmasında (pelvik prolapsus) cerrahi seçenekler; sarkmanın derecesine göre, vajinal yoldan sarkan dokuların toparlanması (ön ve arka onarım), rahmin kendi sağlam bağlarına veya sentetik meş (yama) kullanılarak yukarıdaki kemik zarlarına asılması (Laparoskopik Sakrokolpopeksi) veya ileri yaşta doku desteği yoksa rahmin vajinal yoldan tamamen çıkarılmasıdır.

İdrar Kaçırma Şikâyetinde Ameliyat Öncesi Nelere Bakılır?

İdrar kaçırma şikâyetinde ameliyat öncesi; kaçırmanın türü belirlenir. Öksürme/hapşırma ile olan anatomik desteğin kaybına bağlı “Stres Tipi” idrar kaçırma ise cerrahi (TOT/TVT askı ameliyatları) başarıyla uygulanır. Ancak aniden sıkışma hissiyle olan “Urge Tipi” idrar kaçırma mesane kasının aşırı aktivitesine bağlıdır ve ameliyatla değil, ilaç tedavisiyle düzeltilir.

Kanser Şüphesi Olan Bulgularda Jinekolojik Onkolojiye Yönlendirme Nasıl Yapılır?

Kanser şüphesi olan bulgularda yönlendirme; smear testinde (CIN 2/3), kolposkopi biyopsilerinde veya ultrasonda kötü huylu (malign) olma ihtimali yüksek kitleler tespit edildiğinde, hastaya şeffaf ve empatik bir dille bilgi verilerek, tedavi sürecinin lenf bezlerinin temizlenmesini de kapsayan ileri evre “Jinekolojik Onkoloji Cerrahisi” merkezlerine yönlendirilmesi şeklinde güvenle yapılır.

Çocuk Sahibi Olma İsteği Jinekolojik Ameliyat Planını Nasıl Etkiler?

Çocuk sahibi olma isteği; cerrahi planlamanın en belirleyici unsurudur. Bu (doğurganlık koruyucu) yaklaşımda; kist çıkarılırken yumurtalığın sağlam dokusu milimetrik bir hassasiyetle korunur, miyom ameliyatlarında rahim içi duvara (endometriuma) zarar verilmemesine özen gösterilir ve karın içi yapışıklıkları (adezyon) önleyici özel bariyer jeller kullanılarak tüplerin tıkanması engellenir.

Daha Önce Karın Ameliyatı Geçirmiş Olmak Cerrahi Planını Değiştirir mi?

Daha önce karın ameliyatı (sezaryen, apandisit) geçirmiş olmak; karın içi organlarda yapışıklıklara (adezyon) neden olabileceği için cerrahi stratejiyi etkiler. Kapalı (laparoskopik) ameliyatta kullanılacak trokarların (kameraların) giriş yeri standart göbek deliği yerine daha yukarıdaki güvenli noktalara kaydırılarak bağırsak ve damar yaralanmaları riskleri önlenir.

Jinekolojik Cerrahi Öncesinde Hangi Tetkikler ve Hazırlıklar Yapılır?

Jinekolojik cerrahi öncesinde; hastanın genel durumunu değerlendirmek için tam kan sayımı, böbrek-karaciğer enzimleri, kanama ve pıhtılaşma süreleri, EKG (kalp grafisi) ve akciğer filmi gibi anestezi tetkikleri yapılır. Enfeksiyon riskini dışlamak için vajinal kültür ve idrar tahlilleri istenir. İşlemden önce en az 6 ila 8 saat yeme-içme tamamen kesilir (tam açlık).

Ameliyat İçin Anestezi Yöntemi ve Hastanede Kalış Süresi Nasıl Belirlenir?

Anestezi yöntemi ve hastanede kalış; ameliyatın büyüklüğüne göre anestezi hekimiyle belirlenir. Tanısal histeroskopi gibi kısa işlemlerde hafif sedasyon (uyku) yeterliyken hasta aynı gün taburcu edilir. Laparoskopik kist veya miyom ameliyatlarında genel anestezi uygulanır ve 1 gece yatış gerekebilir. Açık ameliyatlarda ise spinal/genel anestezi kullanılarak 2-3 gece hastane takibi planlanır.

Jinekolojik Ameliyatların Olası Riskleri Nelerdir?

Jinekolojik ameliyatların olası riskleri; her cerrahide görülebilen kanama, yara yeri enfeksiyonu, bacaklarda pıhtı oluşumu (DVT) ve komşu pelvik organların (mesane, bağırsak, üreter) komşulukları nedeniyle zedelenme ihtimalidir. Prof. Dr. Burcu Kısa yönetiminde, ileri teknoloji damar mühürleyici aletler ve yüksek cerrahi tecrübeyle bu komplikasyon riskleri uluslararası standartlarda minimum düzeydedir.

Ameliyat Sonrası Patoloji Sonucu Nasıl Değerlendirilir?

Ameliyat sonrası patoloji sonucu; vücuttan çıkarılan her dokunun (kist, miyom, polip, rahim) mikroskobik düzeyde incelenerek hücresel yapısının (iyi huylu mu, kötü huylu mu olduğu) kesinleştirilmesiyle değerlendirilir. Bu rapor, yaklaşık 1-2 hafta içinde çıkar ve hastanın klinik takip sürecinin tamamlanması veya olası ek tedavilerin belirlenmesi açısından yol gösterici resmi bir belgedir.

Jinekolojik Cerrahi Sonrası Yara Bakımı ve Günlük Yaşama Dönüş Nasıl Planlanır?

Yara bakımı ve günlük yaşama dönüş; kesi bölgesinin ilk günlerde kuru tutulması ve hekim onayından sonra ayakta ılık duş alınmasıyla başlar. Laparoskopik (kapalı) ameliyatlarda hastalarımız 1 hafta içinde normal yaşantılarına dönebilirken, açık ameliyatlarda bu süre 3-4 haftayı bulur. İyileşme sürecinde ilk 4-6 hafta ağır kaldırmak, cinsel ilişki ve havuz yasaktır.

Ameliyat Sonrasında Hangi Belirtilerde Hekime Başvurulmalıdır?

Ameliyat sonrasında hekime başvurulması gereken belirtiler; dikiş yerlerinde artan kızarıklık, ısı artışı veya iltihaplı akıntı, 38 dereceyi geçen ve düşmeyen yüksek ateş, ağrı kesicilerle hafiflemeyen şiddetli karın/kasık ağrısı, bulantı-kusma, bacaklarda ani şişlik veya aşırı miktarda (ped dolduran) taze vajinal kanamalardır. Bu durumlar acil değerlendirme gerektirebilir.

Ankara Çankaya’da Jinekolojik Cerrahi Sonrası Kontroller Nasıl Yürütülür?

Ankara Çankaya kliniğimizde ameliyat sonrası kontroller; taburculuktan sonraki 1. haftada yara yeri (dikiş) iyileşmesinin gözlemlenmesi ve varsa patoloji sonucunun değerlendirilmesiyle başlar. Dokuların tamamen kaynadığı ve iç iyileşmenin tamamlandığı 4. veya 6. haftanın sonunda ise ultrasonografik son kontrol yapılarak hastanın cinsel yaşama ve spora dönüş onayı verilir.

Jinekolojik Cerrahi Hakkında Sıkça Sorulan Sorular Nelerdir?

1. Kapalı (Laparoskopik) ameliyat her hastaya uygulanabilir mi?

Birçok hastalıkta ilk tercih olsa da her hastaya uygulanamaz. Kitlenin çok büyük olduğu durumlarda, hastada şiddetli akciğer/kalp hastalığı varsa (karın içi gaz verilmesini tolere edemeyecekse) veya karın içinde daha önceden oluşmuş çok yoğun yapışıklıklar bulunuyorsa açık ameliyat (Laparotomi) zorunlu tercih olabilir.

2. Miyom ameliyatında rahmim alınmak zorunda kalır mı?

Sadece miyomun çıkarılması (miyomektomi) asıl hedeftir ve rahim korunur. Ancak ameliyat sırasında durdurulamayan, annenin hayatını tehlikeye atan hayati ve kontrolsüz bir kanama tablosu gelişirse, son çare olarak rahmin alınması gerekebilir. Bu çok nadir bir komplikasyondur.

3. Rahim alınması (Histerektomi) kadınlığımı etkiler mi?

Rahim alınması kadının cinsel hayatını veya cinsel hazzını etkilemez. Ayrıca ameliyatta yumurtalıklar bırakılmışsa (sadece rahim alınmışsa), hasta adet görmese bile hormon üretimi devam edeceği için menopoza girmez ve menopoz şikayetleri (ateş basması vb.) yaşamaz.

4. Histeroskopi işlemi ağrılı mıdır?

Hayır. Histeroskopi işlemi sırasında genellikle hafif uyku hali (sedasyon anestezi) uygulandığı için hasta hiçbir ağrı veya acı hissetmez. İşlem vajinal yoldan kamera ile girilerek yapıldığından karında herhangi bir kesi (dikiş) de olmaz.

5. Yumurtalık kistleri ilaçla erimez mi, neden ameliyat ediliyor?

Basit fizyolojik kistler (folikül kistleri) adet kanamasıyla veya doğum kontrol haplarıyla kendiliğinden eriyebilir. Ancak dermoid kist (içinde kıl/diş olan), çikolata kisti veya şüpheli kalın duvarlı kistler ilaçla erimez, büyüme ve zarar verme riski taşıdığı için cerrahi müdahale ile alınmalıdır.

6. Ameliyattan ne kadar süre sonra cinsel ilişkiye girilebilir?

Ameliyatın türüne göre değişmekle birlikte, vajina içerisine veya rahme müdahale edilen (histerektomi, polip, sarkma vb.) ameliyatlardan sonra dokuların tamamen iyileşmesi ve enfeksiyon riskinin geçmesi için ortalama 4 ila 6 hafta süreyle cinsel perhiz uygulanmalıdır.

7. Kapalı ameliyatta gaz verilmesi omuz ağrısı yapar mı?

Evet. Laparoskopi sırasında organları daha net görebilmek için karın içi zararsız bir karbondioksit gazıyla şişirilir. Ameliyat bitiminde gazın büyük kısmı boşaltılsa da, diyafram sinirini uyaran ufak gaz kalıntıları ilk 1-2 gün omuzlara vuran geçici bir ağrı yapabilir.

8. Ameliyatta dikişlerimi ne zaman aldırmam gerekir?

Çoğu jinekolojik ameliyatta, hem içeride hem de cilt yüzeyinde kendiliğinden eriyen (vücut tarafından emilen) estetik medikal dikiş iplikleri kullanılmaktadır. Bu nedenle genellikle ameliyattan sonra dikiş aldırma işlemine gerek kalmaz.

9. Jinekolojik ameliyatlardan sonra beslenmede nelere dikkat etmeliyim?

Özellikle genel anestezi ve karın içi işlemlerden sonra bağırsak hareketleri yavaşlar. Kabızlığı ve buna bağlı dikiş zorlanmasını önlemek için bol sıvı tüketilmeli, gaz yapmayan, yüksek lifli (sebze, yulaf, çorba) ve sindirimi kolay gıdalar tercih edilmelidir.

10. Ameliyat sonrası banyo yapmak serbest midir?

Hekiminiz aksi bir uyarıda bulunmadığı sürece, açık veya kapalı ameliyatlardan ortalama 48 saat (2 gün) sonra yara bölgesini sertçe liflemeden ayakta ılık duş alabilirsiniz. Ancak dikişler iyileşene kadar (yaklaşık 1 ay) küvet banyosu, hamam veya havuza girmek yasaktır.

11. Çikolata kisti ameliyatından sonra kist tekrar oluşur mu?

Endometriozis (çikolata kisti) kronik ve östrojen hormonuna bağımlı bir hastalıktır. Ameliyatla kist tamamen temizlense bile, menopoza kadar belli bir oranda nüks etme (tekrarlama) riski vardır. Bu riski azaltmak için ameliyat sonrası medikal (ilaç) baskılama tedavisi verilir.

12. Sigara içmek jinekolojik ameliyatı riskli hale getirir mi?

Evet. Sigara anestezi sırasında solunum yollarında komplikasyon (balgam, tıkanıklık) riskini artırır ve dokulara giden oksijeni azalttığı için yara iyileşmesini ciddi ölçüde geciktirir. Ameliyattan en az 2 hafta önce sigara bırakılmalıdır.

13. Miyom ameliyatı (miyomektomi) sonrası normal doğum yapılabilir mi?

Miyom ameliyatı sırasında rahim duvarının derin kas tabakalarına inilip dikiş atıldıysa, sonraki gebelikte normal doğum sancıları sırasında rahim yırtılması (rüptür) riski oluşur. Bu hastalara genellikle güvenlik amaçlı sezaryen doğum tavsiye edilmektedir.

14. Polip ameliyatı (Histeroskopi) sonrası hemen hamile kalınabilir mi?

Polipler alındıktan sonra rahim içi zarı (endometrium) genellikle çok hızlı bir şekilde (ilk adet kanamasıyla birlikte) kendini yeniler ve iyileşir. Çoğu zaman bir sonraki adet döngüsünden itibaren hamilelik planlamasına güvenle başlanabilir.

15. İdrar kaçırma ameliyatı (TOT) kesin çözüm müdür?

Öksürme veya gülme ile olan anatomik “Stres Tipi” idrar kaçırma operasyonlarının başarı oranı (askı ameliyatları) %85-90 gibi çok yüksek seviyelerdedir. Ancak ilerleyen yaş, aşırı kilo alımı veya kronik öksürük ameliyatın ömrünü kısaltarak nükse neden olabilir.

Bu içerik, kadın sağlığı konusunda anlaşılır ve doğru bilgi sunmak amacıyla hazırlanmış; tıbbi doğruluk ve güncellik açısından Prof. Dr. Burcu Kısa tarafından incelenmiş ve onaylanmıştır. Paylaşılan bilgiler genel bilgilendirme niteliğindedir; hekim muayenesinin, kişiye özel tanı ve tedavi önerilerinin yerine geçmez. Her kişinin sağlık durumu ve ihtiyaçları farklı olduğundan, değerlendirme ve tedavi süreci bireysel olarak planlanmalıdır.

Prof.Dr. Burcu Kısa

KADIN HASTALIKLARI VE
DOĞUM UZMANI

İletişim Bilgileri

88 Yorum

Prof. Dr. Burcu Kısa - Kadın Hastalıkları Ve Doğum Uzmanı Ankara

Diğer Hizmetlerim