İçindekiler

Ankara Çankaya’da Adenomyozis Değerlendirmesi ve Tedavisi

Ankara Çankaya’da adenomyozis değerlendirmesi ve tedavisi; normalde rahmin iç yüzeyini döşeyen ve her ay adet kanamasıyla dışarı atılan zar tabakasının (endometrium), rahmin kalın kas duvarı (miyometriyum) içine sızarak orada hapsolması sonucu oluşan şiddetli ağrı ve yoğun kanama tablosunun, yüksek çözünürlüklü görüntüleme yöntemleriyle teşhis edilmesini ve hastanın yaşam kalitesini koruyan kişiye özel medikal/cerrahi planların oluşturulmasını kapsar.

Prof. Dr. Burcu Kısa yönetimindeki kliniğimizde, kadınların yıllarca “normal adet sancısı” zannederek katlandığı, sosyal hayatı ve cinsel konforu derinden sarsan Adenomyozis hastalığını bilimsel şeffaflık ve derin bir şefkatle ele alıyoruz. Adenomyozis, teşhisi zor ancak doğru ultrasonografik gözlemle kesin olarak saptanabilen ve güncel tıp yöntemleriyle başarıyla yönetilebilen bir durumdur. Kliniğimizde, rahminizi koruma isteğinize (doğurganlık planlarınıza) ve günlük hayatınızı kısıtlayan şikayetlerinizin şiddetine göre, gereksiz ve radikal cerrahilerden uzak, tamamen size özel bir tedavi haritası sunmayı amaçlıyoruz.

Adenomyozis Nedir ve Rahmin Hangi Bölümünü Etkiler?

Adenomyozis; normalde sadece rahmin en iç tabakasını (endometrium) döşemesi gereken hücrelerin, sınırlarını aşarak rahmin kalın kas tabakasının (miyometriyum) içine doğru ilerleyerek orada hapsolması ve anormal büyümesi durumudur. Bu hücreler kas duvarı içinde sıkışıp kanamaya çalıştığı için rahmin duvarını kalınlaştırır, yapısını bozar, rahmi küresel olarak büyütür ve süngerimsi, enflamasyonlu (yangılı) bir yapıya dönüştürür.

Adenomyozis Hangi Belirtilerle Ortaya Çıkabilir?

Adenomyozis belirtileri; en sık olarak çok yoğun ve iri pıhtılı adet kanamaları, adet dönemlerinde bıçak saplanır tarzda şiddetli pelvik ağrılar (dismenore), cinsel ilişki sırasında derin kasık ağrısı (disparoni), sürekli alt karın baskısı hissi ve büyüyen rahmin mesaneye mekanik baskı yapmasıyla gelişen sık idrara çıkma ihtiyacı şeklinde ortaya çıkabilmektedir.

Giderek Artan Adet Ağrıları Adenomyozisle İlişkili Olabilir mi?

Giderek artan ve dayanılmaz hale gelen adet ağrıları; adenomyozisin en tipik ve en güçlü işaretlerinden biridir. Rahmin kas tabakası içine hapsolan hücreler, hormonların etkisiyle her adet döneminde kanamaya ve dökülmeye çalışır ancak dışarı çıkamaz. Kas içine sıkışan bu kanama, rahimde şiddetli bir spazm ve enflamasyon yaratarak yıllar içinde giderek kötüleşen kronik ağrılara neden olur.

Uzun Süren ve Yoğun Adet Kanamalarında Adenomyozis Nasıl Araştırılır?

Yoğun adet kanamalarında adenomyozis araştırması; yüksek çözünürlüklü transvajinal ultrasonografi cihazlarıyla yapılır. Ultrasonda rahmin ön ve arka duvarları arasındaki asimetrik (orantısız) kalınlaşma, kas tabakası içindeki küçük sıvı dolu kistçikler (miyometrial kistler), rahmin küresel (globuler) büyümesi ve ışınsal gölgelenmeler gibi spesifik anatomik bulgular dikkatlice incelenerek teşhis konulur.

Ankara Çankaya’da Adenomyozis Şüphesinde İlk Değerlendirme Nasıl Yapılır?

Ankara Çankaya kliniğimizde ilk değerlendirme; hastanın kanama döngüsünün, ağrı şiddetinin ve çocuk sahibi olma planlarının detaylıca dinlenmesiyle başlar. Prof. Dr. Burcu Kısa tarafından yapılan hassas ultrasonografik muayenede rahim dokusunun homojenliği, duvar kalınlığı ve komşu organlarla olan ilişkisi incelenir. Gerekli durumlarda MR görüntüleme de eklenerek hastalığın yaygınlık haritası çıkarılır.

Adenomyozis ile Endometriozis Arasındaki Fark Nedir?

Adenomyozis ile endometriozis arasındaki temel fark; dokunun yerleştiği yerdir. Endometrioziste (çikolata kisti) rahim içi zarı hücreleri rahmin tamamen dışına çıkarak yumurtalıklara, tüplere veya karın zarına yerleşir. Adenomyoziste ise bu hücreler rahmin dışına gitmez, rahmin kendi kalın kas tabakasının (duvarının) içine gömülerek organı içeriden kalınlaştırır ve şişirir.

Karşılaştırma KriteriAdenomyozisEndometriozis (Çikolata Kisti)
Hücrelerin Yerleştiği YerRahmin kendi kas duvarı (Miyometriyum).Rahmin dışı (Yumurtalık, tüpler, karın zarı).
Ana Şikayet OdaklarıAğır pıhtılı kanama, rahim büyümesi, şiddetli kramp.Kronik pelvik ağrı, yumurtalık kisti, bağırsak sorunları.
Üremeye EtkisiRahim içi yapıyı bozarak tutunmayı (implantasyonu) zorlaştırır.Tüplerde tıkanıklık ve yumurta kalitesinde bozulma yapar.
Cerrahi Çözüm FarkıSınırları belirsizdir, sadece rahim alınarak %100 biter.Odaklar temizlenir veya kist (yumurtalıktan) çıkarılır.

Adenomyozis ve Miyom Birbirinden Nasıl Ayırt Edilir?

Adenomyozis ve miyom ayrımı; dokunun yapısal karakteristiğiyle ayırt edilir. Miyomlar rahim kasından köken alan, sınırları ve kapsülü net bir şekilde belli olan top şeklindeki sert iyi huylu urlardır (kolayca soyulup çıkarılabilir). Adenomyozis ise kapsülsüzdür; sınırları belirsiz şekilde kas tabakasının arasına kök salmış (difüz yayılmış) süngerimsi bir doku kalınlaşmasıdır.

Adenomyozis Hiçbir Şikâyet Olmadan Saptanabilir mi?

Evet, adenomyozis hiçbir şikâyet olmadan da saptanabilir. Bazı kadınlarda rahim kası içine olan hücresel sızma çok yüzeysel ve hafif düzeyde kalır, kanama veya şiddetli ağrı yaratmaz. Bu tip “sessiz (asemptomatik)” adenomyozis vakaları, genellikle tamamen farklı bir nedene bağlı olarak yapılan rutin jinekolojik ultrason kontrollerinde tesadüfen saptanarak sadece takibe alınır.

Adet Dışında Kasık Ağrısı ve Baskı Hissi Adenomyozisle Bağlantılı Olabilir mi?

Adet dışındaki kronik kasık ağrısı ve pelvik baskı hissi; adenomyozisle doğrudan bağlantılı olabilir. Hastalıklı hücrelerin enflamasyon (ödem) yaratması nedeniyle rahim normal boyutunun 2-3 katına, hatta bazen 3 aylık bir gebelik büyüklüğüne ulaşabilir. Bu devasa büyümüş ve ağırlaşmış rahim, etrafındaki pelvik sinirlere ve bağırsaklara sürekli mekanik bir baskı uygulayarak kronik sızlamalara neden olur.

Adenomyozis Cinsel İlişki Sırasında Ağrıya Neden Olabilir mi?

Cinsel ilişki sırasında derin kasık ağrısı (disparoni); büyümüş, sertleşmiş ve kronik enflamasyona uğramış adenomyozisli rahmin en belirgin yarattığı sorunlardan biridir. Cinsel birleşme sırasındaki mekanik temas, hassaslaşmış olan rahim dokusunu ve onu tutan pelvik bağları gererek alt karında şiddetli acı hissi yaratır ve kadının cinsel yaşam kalitesini oldukça olumsuz etkiler.

Tıbbi Kılavuzlar Işığında Adenomyozis Tanısı ve Yönetimi

“Amerikan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanları Birliği (ACOG) ve Uluslararası Endometriozis Derneği verilerine göre; eskiden sadece rahim alındıktan (histerektomi) sonra patolojik incelemeyle kesin teşhisi konulabilen Adenomyozis hastalığı, günümüzde yüksek çözünürlüklü Transvajinal Ultrasonografi (TVUSG) ve Pelvik Manyetik Rezonans (MR) görüntüleme tekniklerindeki ilerlemeler sayesinde ameliyatsız olarak %80-90 gibi yüksek bir doğruluk payıyla teşhis edilebilmektedir. Tedavi yönetiminde, hastanın semptom şiddeti ve doğurganlık (fertilite) beklentisi temel belirleyicidir. ACOG, doğurganlığını korumak isteyen veya ameliyat olmak istemeyen hastalarda, birinci basamak tedavi olarak Levonorgestrel salgılayan rahim içi sistemlerin (hormonlu spirallerin) kanamayı ve ağrıyı kontrol altına almada altın standart medikal tedavi olduğunu vurgulamaktadır.”

Adenomyozis Tanısında Ultrasonla Nelere Bakılır?

Ultrason tanısında; rahmin genel şeklinin asimetrik (ön ve arka duvar arasında belirgin kalınlık farkı) olup olmadığına, kas tabakası içinde “miyometrial kistler” adı verilen küçük siyah sıvı odacıklarının varlığına, rahim duvarında panjur (ışınsal) gölgelenmelerin oluşup oluşmadığına ve rahim içi zarı ile kas tabakası arasındaki ayrım sınırının (junctional zone) silikleşip kalınlaştığına bakılır.

Adenomyozis İçin Hangi Durumlarda MR İstenir?

Adenomyozis için Pelvik MR (Emar); ultrasonda çok sayıda miyom ile adenomyozis ayrımının net yapılamadığı karmaşık vakalarda, hastalığın rahmin sadece bir bölgesinde mi (fokal adenomyom) yoksa tamamına mı (difüz) yayıldığını görmek gerektiğinde ve özellikle rahmi koruyan bir kitle ameliyatı planlanıyorsa cerraha detaylı bir üç boyutlu doku haritası sağlamak amacıyla istenir.

Yoğun Kanaması Olanlarda Kansızlık Nasıl Değerlendirilir?

Yoğun kanaması olanlarda kansızlık (anemi); hastanın sürekli yorgunluk, saç dökülmesi, çarpıntı gibi şikayetlerinin dinlenmesi ve kanda Tam Kan Sayımı (Hemogram) ile Ferritin (demir deposu) testlerinin incelenmesiyle değerlendirilir. Adenomyozisin yarattığı sel şeklindeki uzun pıhtılı kanamalar, vücudun demir depolarını hızla tükettiği için çoğu zaman acil medikal kanama durdurucu ve oral/damar yoluyla demir takviyesi gerektirir.

Adenomyozis Gebe Kalmayı veya Gebelik Sürecini Etkileyebilir mi?

Adenomyozis gebe kalmayı ve gebelik sürecini; olumsuz etkileyebilir. Rahim duvarındaki hücresel bozulma ve kronik iltihabi (toksik) durum, döllenmiş embriyonun rahme sağlıklı bir şekilde tutunmasını (implantasyonu) biyomekanik olarak zorlaştırır. Gebelik oluştuğunda ise, adenomyozisli rahmin esneme yeteneği azaldığı için, bebeğin büyüme aşamasında erken doğum veya düşük riskinde hafif klinik artışlar gözlemlenebilmektedir.

Çocuk Sahibi Olma İsteği Adenomyozis Tedavisini Nasıl Değiştirir?

Çocuk sahibi olma isteği; adenomyozis tedavisinin tamamen organ koruyucu ve hormon destekli yöntemlerle planlanmasını zorunlu kılar. Rahmin alınması gibi radikal çözümler seçenek dışıdır. Gebelik planlayanlarda, embriyo transferi öncesinde rahim içindeki yangıyı baskılamak için geçici (3-6 aylık) menopoz iğneleri uygulanabilir veya sınırları belirli fokal adenomyomlar rahme en az zararı verecek şekilde cerrahi olarak küçültülür.

Her Adenomyozis Tanısında Tedavi Gerekir mi?

Her adenomyozis tanısında aktif tıbbi tedavi gerekmez. Eğer hastalık tesadüfen saptanmışsa, hastanın hiçbir ağrısı yoksa, yaşam kalitesini ve kan değerlerini bozan aşırı bir kanama yaşamıyorsa saptanan adenomyozise müdahale edilmez, sadece yıllık ultrasonla izlenir. Tedavi planı, hastalığın varlığına göre değil, hastaya verdiği klinik rahatsızlığın boyutuna göre şekillendirilir.

Adenomyoziste Ağrı ve Kanama Şikâyetleri İçin Hangi Tedaviler Değerlendirilir?

Ağrı ve kanama şikayetleri için; birinci basamakta adet kanamasını azaltan non-steroid anti-inflamatuar ilaçlar (ağrı kesiciler), doğum kontrol hapları ve sadece progesteron içeren haplar değerlendirilir. Daha şiddetli vakalarda ise adet döngüsünü tamamen durduran (baskılayan) üç aylık iğneler (GnRH analogları) veya rahim iç zarına lokal hormon salgılayan spiraller medikal seçenekler arasındadır.

Hormonlu Spiral Adenomyozis Tedavisinde Hangi Durumlarda Düşünülür?

Hormonlu spiral (Örn: Mirena); rahmi korumak isteyen, ancak ağır pıhtılı kanamalardan ve şiddetli pelvik kramplardan kurtulamayan, aynı zamanda her gün düzenli hap kullanmak istemeyen hastalarda altın standart ilk seçenek olarak düşünülür. Rahim içine salgıladığı progesteron sayesinde rahim zarını güçlü bir şekilde inceltir, kanamayı ve hastalığın yayılmasını 5 yıla kadar başarıyla baskılar.

Tedaviye Rağmen Şikâyetler Devam Ederse Nasıl Bir Yol İzlenir?

Medikal tedaviye (ilaç/spiral) rağmen şikayetler devam ediyorsa; hastanın durumuna göre cerrahi veya girişimsel seçenekler izlenir. Kasıktan girilerek rahmi besleyen damarların tıkanması işlemi (Uterin Arter Embolizasyonu), odaklanmış ultrason dalgalarıyla dokunun dışarıdan ısıtılıp yakılması (HIFU) veya rahmin etkilenen kısmının ya da hastanın yaşı uygunsa tamamının alındığı (Histerektomi) ameliyat alternatifleri değerlendirilir.

Adenomyoziste Rahmi Koruyan Cerrahi Hangi Durumlarda Değerlendirilebilir?

Rahmi koruyan cerrahi (Adenomyomektomi); hastalık rahmin tamamına yayılmamışsa (lokalize fokal kitle şeklindeyse), hasta gelecekte mutlaka çocuk sahibi olmak istiyorsa ve uzun süreli ilaç tedavileri ağrıyı dindirmede yetersiz kalmışsa değerlendirilebilir. Adenomyozis dokusunun sınırları net olmadığından, bu işlem yüksek cerrahi tecrübe gerektirir ve sağlam rahim kası korunarak sadece hastalıklı odaklar tıraşlanıp çıkarılır.

Adenomyozis Nedeniyle Rahim Alma Ameliyatı Ne Zaman Gündeme Gelir?

Rahim alma ameliyatı (Histerektomi); aile planlamasını (çocuk istemini) kesin olarak tamamlamış, menopoza hala uzak olan, hiçbir hormonal ilaca, iğneye veya spirale yanıt vermeyen, dayanılmaz kronik ağrı ve kansızlığa yol açan durdurulamayan kanamalar nedeniyle yaşam kalitesi sıfırlanmış hastalarda, adenomyozisin %100 kesin ve kalıcı (kökten) tek çözümü olarak tıbbi gündeme gelir.

Menopoz Dönemi Adenomyozis Şikâyetlerini Nasıl Etkileyebilir?

Menopoz dönemi adenomyozis şikayetlerini; tamamen iyileştirici (çözücü) bir etkiye sahiptir. Adenomyozis, tamamen östrojen hormonundan beslenen ve hormonlara bağımlı olarak büyüyen bir hastalıktır. Kadın menopoza girdiğinde yumurtalıkların östrojen üretimi durduğu için, rahim duvarındaki hastalıklı hücrelerin kanaması ve büyümesi kalıcı olarak durur, rahim büzüşerek küçülür ve tüm şikayetler doğal yollarla sona erer.

Adenomyoziste Hangi Kanama ve Ağrı Belirtileri Acil Başvuru Gerektirir?

Acil başvuru gerektiren belirtiler; saat başı büyük bir ped dolduran, durdurulamayan sel şeklindeki kanamalar, vajinadan iri yumurta/portakal büyüklüğünde pıhtıların düşmesi, aşırı kan kaybına bağlı gelişen baş dönmesi, çarpıntı, baygınlık hissi (senkop) ve güçlü ağrı kesici iğnelere rağmen nefes kesen şiddetli pelvik kramplardır. Bu durumlar ciddi tıbbi müdahale ve kan (serum) takviyesi gerektirebilir.

Ankara Çankaya’da Adenomyozis Takibinde Kontrol Aralıkları Nasıl Belirlenir?

Ankara Çankaya kliniğimizde takip aralıkları; şikayetlerin şiddetine ve başlanan tedavi yöntemine göre Prof. Dr. Burcu Kısa tarafından planlanır. Hormonlu spiral takılan veya yeni ilaca başlanan hastalar, adaptasyonu görmek için 1. ve 3. aylarda kontrole çağrılır. Şikayetleri ve kanaması başarılı bir şekilde kontrol altına alınan hastalarımız ise 6 aylık veya yıllık rutin jinekolojik ultrason takipleriyle güvenle izlenir.

Adenomyozis Hakkında Sıkça Sorulan Sorular Nelerdir?

1. Adenomyozis kansere dönüşür mü?

Hayır. Adenomyozis, rahim iç dokusunun (endometrium) rahim duvarı kasları (miyometriyum) içine doğru ilerlediği tamamen iyi huylu (selim) hücresel bir durumdur. Kanser değildir ve kansere dönüşme riski (malignite potansiyeli) tıbben taşımaz. Yalnızca yarattığı ağrı ve yoğun kanamalar nedeniyle yaşam kalitesini bozar.

2. Adenomyozis genetik midir?

Kesin bir genetik geçiş geni kanıtlanmamış olmakla birlikte, ailesel yatkınlık (anne veya kız kardeşlerde olması) adenomyozis gelişme riskini bir miktar artırabilir. Hastalığın oluşumunda genetik yatkınlıktan ziyade geçirilmiş rahim cerrahileri (sezaryen, kürtaj) ve östrojen hormonuna uzun süre maruz kalmak daha belirgin risk faktörleridir.

3. Miyom ve adenomyozis aynı anda olur mu?

Evet, oldukça sık görülür. Klinik çalışmalara göre adenomyozis tanısı alan kadınların yaklaşık %40-50’sinde rahimde aynı zamanda miyomlar da bulunmaktadır. Her iki durum da östrojen hormonuna bağımlı olduğu için aynı rahimde sıklıkla birlikte gelişerek kanama ve ağrı şikayetlerini daha da artırabilirler.

4. Kilo vermek adenomyozis ağrılarını azaltır mı?

Dolaylı olarak azaltabilir. Vücuttaki yağ dokusu (özellikle göbek çevresi yağlanması) ekstra östrojen hormonu üretir. Fazla kilo verilerek vücuttaki fazla östrojen kaynağı azaltıldığında, adenomyozis hücrelerinin uyarılması yavaşlayabilir, bu da rahimdeki enflamasyonu ve dolayısıyla hissedilen ağrı ve kanama miktarını olumlu yönde hafifletebilir.

5. Hamilelik adenomyozisi tedavi eder mi?

Hamilelik dönemi, adet döngüsünün kesilmesi ve yüksek progesteron hormonu salgılanması nedeniyle adenomyozis belirtilerini 9 ay boyunca tamamen durdurur ve hastayı çok rahatlatır. Ancak bu “kalıcı bir tedavi” değildir. Doğumdan ve emzirme süreci bittikten aylar veya yıllar sonra, hormon döngüsünün tekrar başlamasıyla şikayetler geri dönebilir.

6. Adenomyozis karnı büyütür mü?

Evet. İleri evre ve tedavi edilmemiş adenomyoziste rahim kası anormal şekilde kalınlaşarak normal boyutunun (bir yumruk boyutunun) 2-3 katına, hatta 3-4 aylık bir gebelik büyüklüğüne ulaşabilir. Bu da hastanın alt karın bölgesinde dışarıdan da fark edilebilen kalıcı bir şişkinlik ve sertlik hissi (göbek) yaratabilir.

7. Sadece ultrasonla adenomyozis teşhisi konur mu?

Günümüzdeki yüksek teknolojili transvajinal (alttan) ultrasonografi cihazları deneyimli bir hekim tarafından kullanıldığında, rahmin duvarındaki karakteristik kalınlaşmaları ve küçük kistçikleri net olarak gösterdiği için adenomyozis teşhisi %80-90 doğrulukla MR cihazına gerek kalmadan konulabilmektedir.

8. Adenomyozis kısırlık (infertilite) yapar mı?

Adenomyozis her hastada kesinlikle kısırlık yapmaz, birçok hasta doğal yolla gebe kalabilir. Ancak rahmin iç yapısındaki kronik iltihabi (enflamatuar) ortam ve duvarın esnekliğini yitirmesi, embriyonun rahme tutunmasını (implantasyonunu) mekanik olarak zorlaştırarak kısırlığa veya tüp bebek başarısızlıklarına zemin hazırlayabilmektedir.

9. Ağrı kesiciler adenomyozis ağrısını neden kesmiyor?

Basit ağrı kesiciler sadece rahim kasılmasını hafifletmeye çalışır ancak adenomyozis dokusundaki derin enflamasyonu ve kanamayı durduramaz. Kas içine hapsolmuş kanın yarattığı doku içi gerginlik (basınç) çok yüksek olduğu için, sıradan ağrı kesiciler yetersiz kalır; adet döngüsünü durduran hormonal tedaviler şarttır.

10. Adenomyozis ameliyatı kapalı (laparoskopik) yapılabilir mi?

Eğer rahmin tamamının alınmasına (histerektomi) karar verilmişse veya sadece odaklanmış bir adenomyozis dokusu çıkarılacaksa, rahmin büyüklüğü cerrahi açıdan uygun olduğu sürece bu ameliyatlar karında büyük kesiler açılmadan kapalı (laparoskopik) yöntemlerle güvenle ve oldukça konforlu bir şekilde yapılabilmektedir.

11. Sıcak su torbası koymak adenomyozis ağrısına iyi gelir mi?

Sıcak uygulama, pelvik bölgedeki kan akışını artırarak kas spazmlarını geçici olarak gevşettiği için ağrıyı bir miktar hafifletebilir. Ancak adenomyozisin neden olduğu şiddetli krampları kökten çözmek için yeterli değildir, sadece diğer medikal tedavilerin yanında anlık bir rahatlama aracı olarak destek sağlayabilir.

12. Adenomyozis kanamasında neden büyük pıhtılar gelir?

Adenomyoziste rahim yüzeyi genişlediği için adet kanaması aniden ve çok yüksek miktarda gerçekleşir. Vücudun pıhtılaşmayı önleyici doğal enzimleri bu kadar hızlı ve yoğun kanı eritmeye yetişemez; bu nedenle kan vajinadan dışarı sıvı olarak değil, büyük kalıplar halinde pıhtılaşarak atılır.

13. Tüp bebek öncesi adenomyozis tedavisi şart mı?

Eğer adenomyozis yaygınsa ve rahim kalınlığı çok artmışsa, evet gereklidir. Transfer edilecek embriyonun tutunma şansını artırmak için tüp bebek (IVF) transferinden önce anne adayına 2-3 ay boyunca rahmi geçici menopoza sokup incelten ve iltihabı söndüren özel iğneler (GnRH analogları) uygulanması başarı oranını ciddi ölçüde artırır.

14. Adenomyozis menopozdan sonra tekrarlar mı?

Hayır, tekrarlamaz. Adenomyozis hücreleri tamamen yumurtalıkların salgıladığı östrojen hormonundan beslenir. Kadın menopoza girdiğinde östrojen üretimi durduğu için, hastalığın büyüme yakıtı kesilmiş olur. Rahim dokusu kendiliğinden küçülür (atrofiye uğrar) ve hastalık menopoz sonrası ömür boyu sessizleşerek biter.

15. Adenomyozis tedavisini devlet hastaneleri (SGK) karşılıyor mu?

Evet. Adenomyozis estetik veya isteğe bağlı bir durum değil; kanama, anemi (kansızlık) ve organ deformasyonu yaratan tıbbi bir hastalıktır. Bu hastalığın tanısı için yapılan ultrason/MR çekimleri ile tedavisi için gereken ilaçlar, hormonlu spiraller ve cerrahi (ameliyat) işlemleri SGK ve özel sağlık sigortaları (TSS) kapsamında ödenmektedir.

Bu içerik, kadın sağlığı konusunda anlaşılır ve doğru bilgi sunmak amacıyla hazırlanmış; tıbbi doğruluk ve güncellik açısından Prof. Dr. Burcu Kısa tarafından incelenmiş ve onaylanmıştır. Paylaşılan bilgiler genel bilgilendirme niteliğindedir; hekim muayenesinin, kişiye özel tanı ve tedavi önerilerinin yerine geçmez. Her kişinin sağlık durumu ve ihtiyaçları farklı olduğundan, değerlendirme ve tedavi süreci bireysel olarak planlanmalıdır.

Prof.Dr. Burcu Kısa

KADIN HASTALIKLARI VE
DOĞUM UZMANI

İletişim Bilgileri

88 Yorum

Prof. Dr. Burcu Kısa - Kadın Hastalıkları Ve Doğum Uzmanı Ankara

Diğer Hizmetlerim