Ankara Çankaya’da Ürojinekoloji ve Pelvik Taban Değerlendirmesi
Ankara Çankaya’da ürojinekoloji ve pelvik taban hizmetimiz; kadınlarda idrar kaçırma, rahim/mesane sarkması, kronik pelvik ağrı ve dışkılama bozuklukları gibi pelvik taban kaslarının ve bağ dokularının işlevini yitirmesinden kaynaklanan sorunların, bütüncül bir yaklaşımla teşhis edilerek cerrahi veya ameliyatsız (lazer, fizyoterapi, pesser) modern yöntemlerle tedavi edilmesini kapsayan özel bir jinekolojik süreçtir.
Prof. Dr. Burcu Kısa yönetimindeki kliniğimizde, kadınların genellikle yaşlanmanın veya doğum yapmanın “doğal bir sonucu” olarak görüp kabullendiği, sosyal yaşamı ve cinsel sağlığı derinden etkileyen bu mahrem şikayetleri bilimsel bir şeffaflıkla ele alıyoruz. Ürojinekoloji, sadece bir organı değil, tüm pelvik sistemi birbiriyle uyumlu çalışan bir mekanizma olarak değerlendirir. Amacımız, anatomik bütünlüğünüzü yeniden sağlayarak yaşam kalitenizi ve bedensel konforunuzu en üst düzeye çıkarmaktır.
Ürojinekoloji Nedir ve Hangi Şikâyetlerle İlgilenir?
Ürojinekoloji; jinekoloji (kadın hastalıkları) ve üroloji (idrar yolları) branşlarının kesişim noktasında yer alan, kadın pelvik taban hastalıklarına odaklanan bir yan daldır. İdrar kaçırma, aşırı aktif mesane, idrar yapamama, rahim-mesane-bağırsak sarkmaları (pelvik organ prolapsusu), tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonları, ağrılı cinsel ilişki ve kronik pelvik ağrı şikâyetleriyle doğrudan ilgilenmektedir.
Pelvik Taban Neresidir ve Hangi Organları Destekler?
Pelvik taban; leğen kemiğinin (pelvis) alt kısmını bir hamak veya trambolin gibi boydan boya kaplayan kas, bağ ve sinirlerden oluşan destek tabakasıdır. Bu güçlü yapı; mesaneyi (idrar torbası), rahmi ve rektumu (kalın bağırsağın son kısmı) alttan destekleyerek yerçekimine karşı anatomik pozisyonlarında kalmalarını ve fonksiyonlarını (idrar/dışkı tutma) doğru yapmalarını sağlar.
Ürojinekolojik Değerlendirmeye Ne Zaman Başvurulmalıdır?
Ürojinekolojik değerlendirmeye; öksürürken veya gülerken idrar sızdırıldığında, tuvalete aniden sıkışıp yetişememe hissi yaşandığında, vajinada ele gelen veya dışarı çıkan bir kitle (şişlik) fark edildiğinde, cinsel ilişkide açıklanamayan pelvik ağrılar duyulduğunda ve kronik kabızlık ile tuvaleti tam boşaltamama hissi günlük yaşantıyı kısıtlamaya başladığı zaman vakit kaybedilmeden başvurulmalıdır.
Ankara Çankaya’da Ürojinekoloji ve Pelvik Taban Muayenesi Neleri Kapsar?
Ankara Çankaya kliniğimizde muayene; hastanın detaylı işeme ve dışkılama öyküsünün dinlenmesini, ardından jinekolojik masada pelvik organların (mesane, rahim, bağırsak) sarkma derecesinin (POP-Q sistemiyle) ölçülmesini kapsar. Hekim tarafından pelvik taban kaslarının kasılma ve gevşeme gücü manuel (elle) test edilir, öksürme testiyle idrar yolu desteği incelenir.
İdrar Kaçırma, Vajinal Baskı ve Bağırsak Şikâyetleri Birbiriyle İlişkili Olabilir mi?
Evet, bu şikayetler birbiriyle yüksek oranda ilişkilidir. Pelvik taban tek bir bütündür; bir bölgedeki bağların kopması veya kasların zayıflaması domino taşı etkisi yaratır. Örneğin vajinal baskı hissi yaratan bir rahim sarkması, idrar torbasının açısını bozarak idrar kaçırmaya yol açarken, aynı esneme bağırsak sarkmasına (rektosel) neden olarak kabızlığı tetikleyebilir.
| Pelvik Taban Şikâyeti | Anatomik Karşılığı | Birbiriyle Olası İlişkisi |
|---|---|---|
| Vajinada Ele Gelen Şişlik | Pelvik Organ Prolapsusu (Sarkma) | Mesaneyi aşağı çekerek idrar yapmayı zorlaştırabilir. |
| Öksürünce İdrar Kaçırma | Stres Üriner İnkontinans | Sıklıkla mesane sarkması (sistosel) ile birlikte görülür. |
| Dışkılamada Zorlanma | Rektosel (Bağırsak Sarkması) | Sürekli ıkınmak diğer organların da sarkmasını hızlandırır. |
Pelvik Taban Sorunları Yalnızca Doğum Yapan Kadınlarda mı Görülür?
Pelvik taban sorunları yalnızca doğum yapanlarda görülmez. Genetik olarak bağ dokusu zayıflığına (kollajen eksikliği) sahip olan, aşırı kilolu (obezite), kronik astım veya sigaraya bağlı sürekli öksüren ve hayat boyu ağır sporlar yapan hiç doğum yapmamış kadınlarda da ciddi idrar kaçırma ve organ sarkması tabloları görülebilmektedir.
Gebelik ve Doğum Pelvik Tabanı Nasıl Etkileyebilir?
Gebelik ve doğum; pelvik tabanı en çok yoran faktörlerin başında gelir. Gebelikte salgılanan hormonlar bağları gevşetirken, bebeğin artan ağırlığı kaslara dokuz ay boyunca baskı yapar. Normal (vajinal) doğum sırasındaki aşırı esneme ise, pelvik kaslarda mikro veya makro düzeyde yırtılmalara ve sinir hasarlarına yol açarak yapıyı zayıflatabilir.
Menopozla Birlikte Başlayan İdrar ve Vajinal Şikâyetler Nasıl Değerlendirilir?
Menopozda başlayan şikayetler; östrojen hormonunun eksikliğine bağlı gelişen “Genitoüriner Menopoz Sendromu” çerçevesinde değerlendirilir. Östrojenin çekilmesiyle vajina, mesane ve üretra (idrar kanalı) dokuları incelir (atrofi), elastikiyetini kaybeder. Bu durum kuruluğa, idrar yaparken yanmaya, ani sıkışma hissine ve doku desteği zayıfladığı için hızlı ilerleyen sarkmalara zemin hazırlar.
Sık İdrara Çıkma ve Tuvalete Yetişememe Hangi Durumlarda İncelenmelidir?
Sık idrara çıkma ve yetişememe hissi; enfeksiyon (sistit) olmadığından emin olunduğu durumlarda “Aşırı Aktif Mesane” sendromu şüphesiyle incelenmelidir. Mesane kasının (detrusor) kapasitesi dolmadan istemsizce kasılması (spazm) sonucu ortaya çıkar. Geceleri sık sık idrara kalkma (noktüri) ve ani sıkışma hissi, pelvik tabanın nörolojik uyarım bozukluklarının bir işaretidir.
Mesanenin Tam Boşalmadığı Hissi Neden Olabilir?
Mesanenin tam boşalmadığı hissi; çoğunlukla ileri derece idrar torbası sarkmasına (sistosel) veya rahim sarkmasına bağlıdır. Sarkan organ, idrar kanalında bir katlanma veya tıkanıklık (kink) yaratır. Hasta idrarını yaparken zorlanır ve içeride her zaman bir miktar idrar kaldığını hisseder. Bu artık idrar, tekrarlayan ve dirençli enfeksiyonların en büyük nedenidir.
Tıbbi Kılavuzlar Işığında Pelvik Organ Prolapsusu (POP)
“Uluslararası Ürojinekoloji Derneği (IUGA) klinik konsensüs raporlarına göre; pelvik organ prolapsusu (sarkma), kadınların yaşam boyu %30 ila %50’sini etkileyen kompleks bir destek doku defektidir. POP-Q (Pelvic Organ Prolapse Quantification) sistemi ile yapılan standardize değerlendirmeler, sarkan organın anatomik bölmesinin (ön, apikal veya arka duvar) kesin tespiti için altın standarttır ve uygulanacak konservatif (pesser, fizyoterapi) veya cerrahi rekonstrüktif tedavinin başarısını doğrudan belirlemektedir.”
Vajinada Dolgunluk veya Aşağı Doğru Çekilme Hissi Sarkma Belirtisi Olabilir mi?
Vajinada dolgunluk ve çekilme hissi; pelvik organ sarkmasının (prolapsus) en erken ve en tipik klinik belirtisidir. Özellikle uzun süre ayakta kalındığında veya günün sonuna doğru artan, belin alt kısmına vuran künt ağrı ve pelvik bölgedeki “ağırlık hissi”, bağ dokularının organları taşıyamayarak esnemeye başladığını açıkça göstermektedir.
Kabızlık ve Ikınma Pelvik Taban Şikâyetlerini Nasıl Etkiler?
Kabızlık ve sürekli ıkınma; pelvik taban şikayetlerini son derece olumsuz etkiler. Ikınma, karın içi basıncını ani ve şiddetli bir şekilde artırarak, zaten esnemiş olan pelvik kaslara ve bağlara ciddi bir mekanik şok uygular. Yıllarca süren kronik kabızlık, idrar kaçırma ve rahim/bağırsak sarkması oluşumunu hızlandıran en büyük düşmandır.
Cinsel İlişki Sırasında Ağrı Pelvik Tabanla Bağlantılı Olabilir mi?
Cinsel ilişkide ağrı (disparoni); pelvik taban kaslarının aşırı gergin (hipertonik) olmasına veya geçirilmiş doğum dikişlerinin (epizyotomi) skar bırakmasına doğrudan bağlı olabilir. Gevşeyemeyen spazmlı pelvik kaslar, cinsel birleşmeyi fiziksel olarak engeller veya şiddetli ağrı yaratır. Bu durum, pelvik taban fizyoterapisi ve manuel kas gevşetme teknikleriyle başarılı bir şekilde tedavi edilebilir.
Pelvik Taban Kaslarının Gücü ve Gevşemesi Nasıl Kontrol Edilir?
Kas gücü ve gevşemesi; hekimin muayene sırasında vajina girişinden tek parmakla yaptığı değerlendirmeyle (Oxford Skalası) kontrol edilir. Hastadan pelvik kaslarını (idrarını tutar gibi) sıkması ve ardından bırakması istenir. Kasılmanın şiddeti (direnci), ne kadar uzun süre tutulabildiği ve sonrasında kasın tam olarak gevşeyip gevşeyemediği uzman hekim tarafından ölçümlenir.
Ürojinekoloji Muayenesine Gelirken Mesane Günlüğü Tutmak Gerekir mi?
Mesane günlüğü tutmak; teşhis için son derece değerli bir rehberdir. Hastadan genellikle 3 gün boyunca içtiği sıvı miktarını, tuvalete gitme sıklığını, idrar hacmini ve kaçırma ataklarının ne zaman (öksürürken mi, uyurken mi) olduğunu not etmesi istenir. Bu günlük, gereksiz testlerden kaçınmayı sağlayarak hekime hastanın mesane kapasitesi hakkında en objektif veriyi sunar.
İdrar Tahlili, Ultrason ve Ürodinami Hangi Durumlarda İstenir?
Bu tetkikler; idrar kaçırmanın enfeksiyon kaynaklı olup olmadığını görmek için idrar tahlili; idrar yapıldıktan sonra içeride idrar (PVR) veya tümör/kist kalıp kalmadığını görmek için ultrason; ameliyat kararı verilmiş karmaşık, nedeni anlaşılamayan veya daha önce başarısız ameliyat geçirmiş hastaların mesane basınçlarını detaylıca haritalandırmak için ise ürodinami istendiğinde yapılır.
Birden Fazla Pelvik Taban Şikâyeti Varsa Tedaviye Nereden Başlanır?
Birden fazla şikayet varsa tedaviye; hastanın günlük yaşamını en çok kısıtlayan ve anatomiyi en çok bozan temel sorundan başlanır. Örneğin, hem şiddetli idrar kaçırma hem de rahim sarkması olan bir hastada, genellikle anatomik yapıyı düzelten (sarkmayı toparlayan) ve idrar kanalını asan kombine cerrahi yaklaşımlar eş zamanlı olarak planlanabilir.
Pelvik Taban Fizyoterapisi Kimler İçin Değerlendirilir?
Pelvik taban fizyoterapisi; hafif/orta derece idrar veya gaz kaçıranlarda, kasları kasılmayı veya gevşemeyi öğrenemeyenlerde, aşırı aktif mesanesi olanlarda ve kronik pelvik ağrısı/vajinismusu bulunanlarda değerlendirilir. Biofeedback cihazları ve manuel terapiler kullanılarak hastaya zayıf kaslarını nasıl güçlendireceği veya spazmlı kaslarını nasıl gevşeteceği klinik ortamda öğretilir.
Kegel Egzersizi Her Pelvik Taban Sorununda Uygun mudur?
Kegel egzersizleri her sorunda uygun değildir. Zayıf kaslara sahip, organ sarkması veya idrar kaçırması olan hastalar için güçlendirici Kegel egzersizleri mükemmel bir tedavi olsa da; kasları zaten aşırı kasılı, gergin ve pelvik ağrı çeken hastalarda Kegel yapmak kasılmayı (spazmı) daha da artıracağı için kesinlikle yasaklanmalı, gevşeme pratiklerine odaklanılmalıdır.
Mesane Eğitimi ve Günlük Alışkanlıkların Düzenlenmesi Neleri Kapsar?
Mesane eğitimi ve günlük alışkanlıklar; sıkışma tipi kaçırmalarda hastanın saatli ve programlı tuvalete giderek mesane kapasitesini yavaşça artırmasını kapsar. Beslenmede ise mesaneyi tahriş eden kafein, asitli içecekler, acı/baharatlı gıdaların kısıtlanması, kabızlığı önleyici yüksek lifli diyet uygulanması ve su tüketiminin kontrollü (yudum yudum) hale getirilmesi hedeflenir.
Sarkma Şikâyetlerinde Vajinal Pesser Hangi Durumlarda Kullanılır?
Vajinal pesser; rahim veya mesane sarkması olan ancak ameliyat olmak istemeyen, çocuk sahibi olmayı erteleyen veya anestezi alması tıbben yüksek riskli kabul edilen ileri yaşlı hastalarda kullanılır. Silikondan yapılan bu destek aparatı, ameliyatsız olarak vajina içine yerleştirilir ve sarkan organları yukarıda tutarak hastanın şikayetlerini mekanik olarak geçirir.
Ürojinekolojik Sorunlarda Ameliyat Kararı Nasıl Verilir?
Ameliyat kararı; hastanın şikayetlerinin ilaç, egzersiz veya pesser gibi koruyucu (konservatif) tedavilere yanıt vermediği, idrar torbasını boşaltamama veya böbreklere idrar kaçması gibi hayati fonksiyon kayıplarının yaşandığı ve anatomik sarkmanın organları vajina dışına çıkararak yaşam kalitesini ağır şekilde bozduğu durumlarda kesin ve kalıcı bir çözüm olarak hekimle birlikte verilir.
Önceki Ameliyatlara Rağmen Devam Eden Şikâyetler Nasıl Ele Alınır?
Devam eden şikayetlerde yaklaşım; sorunun neden tekrar ettiğinin detaylı analiziyle başlar. Yanlış tanı konmuş, yetersiz bir destek materyali (meş) kullanılmış veya hastanın obezite/kronik öksürük gibi risk faktörleri devam ediyor olabilir. Bu durumda ileri düzey ürodinami veya MR defekografisi gibi tetkiklerle sorun haritalandırılır ve revizyon (düzeltme) cerrahileri planlanır.
Ankara Çankaya’da Ürojinekoloji ve Pelvik Taban Tedavisi Sonrası Kontroller Nasıl Yürütülür?
Ankara Çankaya kliniğimizde tedavi sonrası kontroller; cerrahi hastalarda ameliyatın 1. haftası ile 6. haftasında; konservatif (lazer/egzersiz) tedavi gören hastalarda ise 1. ve 3. aylarda şikâyet skorlarının (idrar kaçırma/ağrı) yeniden değerlendirilmesiyle yürütülür. Hastanın ped kullanım miktarındaki düşüş, anatomik iyileşme ve cinsel yaşam konforundaki artış klinik başarı olarak takip edilir.
Ürojinekoloji ve Pelvik Taban Hakkında Sıkça Sorulan Sorular Nelerdir?
1. İdrar kaçırma ameliyatlarından sonra tekrar doğum yapabilir miyim?
Askı (TOT/TVT) ameliyatlarından sonra normal (vajinal) doğum yapılması, yerleştirilen destek bantlarının esneyerek veya koparak ameliyatın başarısını bozma riski taşıdığından genellikle önerilmez. Bu operasyonu geçirmiş gebelere çoğunlukla sezaryen doğum tavsiye edilmektedir.
2. Pelvik taban muayenesi çok ağrılı mıdır?
Hayır, rutin jinekolojik muayenelerden farksızdır. Hekim sadece vajina duvarlarına hafifçe dokunarak kaslarınızın kasılma kuvvetini ölçer. Yalnızca kaslarınızda şiddetli spazm (aşırı gerginlik) varsa muayene sırasında çok hafif bir baskı ve hassasiyet hissedebilirsiniz.
3. Su içmeyi azaltmak idrar kaçırmayı önler mi?
Tam aksine, su tüketimini aşırı kısıtlamak idrarı asidik ve yoğun hale getirir. Yoğun idrar mesaneyi tahriş ederek ani sıkışma hissini ve enfeksiyon riskini artırır. Günde ortalama 1.5 – 2 litre suyu yudum yudum ve zamana yayarak tüketmek en doğrusudur.
4. Organ sarkması tedavi edilmezse ne olur?
Eğer hafif düzeydeyse bir sorun yaratmayabilir, ancak dışarı taşan ileri düzey sarkmalar zamanla sürtünmeye bağlı vajinal yaralara (ülserlere), idrarı tam boşaltamamaya bağlı böbrek sorunlarına ve idrar yolu enfeksiyonlarına neden olarak sağlığınızı ciddi şekilde tehlikeye atabilir.
5. Hiç doğum yapmadım, bende de pelvik taban sorunu olur mu?
Evet olabilir. Genetik bağ dokusu (kollajen) zayıflığı, astıma bağlı kronik öksürük, obezite (aşırı kilo), ağırlık kaldırma sporları ve sürekli kabızlık, hiç doğum yapmamış kadınların da pelvik tabanını zayıflatarak sarkma ve idrar kaçırmaya neden olabilmektedir.
6. Sarkma ve idrar kaçırma ameliyatı aynı anda yapılabilir mi?
Evet. Zaten her iki durum genellikle birlikte görülür. Hasta bir kez anestezi almışken, anatomik düzeltme (rahmin/mesanenin yukarı asılması) ve idrar kanalına destek bandı yerleştirilmesi gibi kombine işlemler aynı seans içinde son derece güvenle uygulanabilir.
7. Vajinal lazer tedavisi ameliyatın yerini tutar mı?
Hafif idrar kaçırma ve erken evre sarkmalarda vajinal lazer dokudaki kolajeni artırarak mükemmel sonuçlar verebilir. Ancak organların vajina dışına sarktığı ve kas/bağ yırtıklarının bulunduğu ileri düzey vakalarda lazerin gücü yetmez, cerrahi onarım şarttır.
8. Pesser kullanımı enfeksiyon yapar mı?
Eğer pesser hekimin önerdiği aralıklarla (genellikle 3-4 ayda bir) çıkarılıp temizlenmezse veya vajinal hijyene dikkat edilmezse enfeksiyon ve tahriş riski taşır. Ancak doğru kullanıldığında ve lokal östrojen kremleriyle desteklendiğinde oldukça güvenlidir.
9. Kegel egzersizleri yaparken idrar tutmak doğru mu?
Sadece ilk birkaç denemede doğru kası hissetmek (yerini bulmak) için idrarı anlık olarak durdurabilirsiniz. Ancak bunu tuvalette her defasında rutin bir alışkanlık haline getirmek, mesane boşalma refleksini bozacağı için kesinlikle yasaktır ve enfeksiyona yol açar.
10. Ürodinami testi zor ve ağrılı bir işlem midir?
Ürodinami testi sırasında idrar kanalından ve makattan çok ince ölçüm sondaları (kateterler) yerleştirilir. Bu durum hafif bir rahatsızlık hissi verebilir ancak ağrılı bir işlem değildir. Test yaklaşık 30 dakika sürer ve anestezi gerektirmez.
11. Sarkma ameliyatı olanlar cinsel ilişkiye ne zaman girebilir?
Vajina içerisinde veya rahim kubbesinde yapılan onarım dikişlerinin tamamen kaynaması ve enfeksiyon riskinin geçmesi için ameliyattan sonra ortalama 6 hafta (1.5 ay) boyunca cinsel ilişkiye girilmesi tıbben yasaklanmaktadır.
12. Çay ve kahve içmek idrar kaçırmayı neden artırır?
Kafein güçlü bir mesane uyarıcısıdır ve idrar söktürücü (diüretik) etki yapar. Bu maddeler mesane kasını tahriş ederek gereksiz kasılmalara neden olur ve tuvalete aniden sıkışma (urge) hissini belirgin bir şekilde tetikler.
13. Kilo vermek pelvik taban şikayetlerini azaltır mı?
Kesinlikle evet. Fazla kilolar, yerçekiminin de etkisiyle pelvik taban kaslarına sürekli ağır bir baskı (pres) uygular. Vücut ağırlığınızın sadece %5-10’unu vermek bile karın içi basıncı azaltarak idrar kaçırma ve sarkma şikayetlerini büyük ölçüde hafifletecektir.
14. Rahim alınması sarkmayı tamamen çözer mi?
Sadece rahmi kesip almak sarkmayı çözmez. Sorun rahmin kendisinde değil, onu tutan bağlardadır. Eğer rahmi alıp vajina tavanını (kubbeyi) yukarıdaki güçlü kemik bağlarına veya ligamentlere asmazsanız, ilerleyen yıllarda vajinanın kendisi de sarkacaktır.
15. Ürojinekolojik ameliyatları devlet hastaneleri veya SGK karşılıyor mu?
Evet. İdrar kaçırma ve pelvik organ sarkması hastalıkları tıbbi tedavi gerektiren, organ fonksiyon kaybı yaşatan sağlık sorunlarıdır. Bu nedenle cerrahi tedavi operasyonları SGK ve özel sağlık sigortaları (TSS) tarafından ödeme kapsamına alınmaktadır.





