Laparoskopik Cerrahi

İçindekiler

Ankara Çankaya’da Laparoskopik Cerrahi (Kapalı Ameliyat) ve Kadın Hastalıkları Tedavisi

Laparoskopik cerrahi (kapalı ameliyat); karın bölgesine büyük kesiler (sezaryen izi) açmak yerine, göbek deliğinden ve kasıklardan açılan yarımşar santimetrelik milimetrik deliklerden yüksek çözünürlüklü kameralar ve ince uzun cerrahi aletlerle girilerek yapılan, daha az ağrı, daha az kanama ve çok daha hızlı iyileşme süreci sunan modern ve dokuya saygılı bir jinekolojik cerrahi yöntemdir.

Prof. Dr. Burcu Kısa yönetimindeki Ankara Çankaya kliniğimizde, jinekolojik ameliyatların kadınların yaşamında yarattığı endişeyi ve iyileşme süreci kaygılarını çok iyi anlıyoruz. Teknolojinin ve modern tıbbın sunduğu en büyük kolaylıklardan biri olan laparoskopik cerrahi sayesinde, büyük ameliyat kesilerine, günlerce süren hastane yatışlarına ve uzun süreli yatak istirahatlerine veda ediyoruz. Çikolata kistlerinden dev miyomlara, rahim alma operasyonlarından kısırlık araştırmalarına kadar birçok karmaşık cerrahiyi, bedensel bütünlüğünüze en az hasarı vererek (minimal invaziv yöntemlerle) gerçekleştiriyoruz. Amacımız, sizi sağlığınıza kavuştururken ameliyat ertesi kendi işinizi yapabilecek ve sevdiklerinize hızla dönebilecek fiziksel konforu size sağlamaktır.

Laparoskopik Cerrahi Nedir ve Nasıl Uygulanır?

Laparoskopik cerrahi; genel anestezi altında, hastanın karın içinin karbondioksit gazıyla şişirilip görüş alanı yaratılmasıyla uygulanır. Göbek deliğinden içeriye “laparoskop” adı verilen ışıklı bir kamera yerleştirilir. Karın içi dev ekranlara yansıtılırken, kasıklardan açılan 2 veya 3 adet küçük delikten (trokar) içeri sokulan ince çubuk şeklindeki cerrahi aletlerle hastalıklı dokular kesilir, dikilir veya dışarı çıkarılır.

Kadın Hastalıklarında Hangi Ameliyatlar Laparoskopik Yöntemle Yapılabilir?

Laparoskopik yöntemle yapılabilecek jinekolojik ameliyatlar; günümüzde açık cerrahinin yerini büyük oranda almıştır. Rahim alınması (Histerektomi), miyomların çıkarılması (Miyomektomi), yumurtalık kistlerinin (çikolata veya dermoid kist) alınması, dış gebelik operasyonları, endometriozis odaklarının temizlenmesi, tüplerin bağlanması veya açılması ile sarkan rahmin sentetik yamalarla yukarı asılması (Sakrokolpopeksi) işlemleri kapalı yöntemle güvenle yapılabilmektedir.

Ankara Çankaya’da Laparoskopik Cerrahiye Uygunluk Nasıl Değerlendirilir?

Ankara Çankaya kliniğimizde laparoskopiye uygunluk; Prof. Dr. Burcu Kısa tarafından yapılan detaylı ultrasonografi, kitlenin boyutu/yeri ve hastanın geçmiş cerrahi öyküsü incelenerek değerlendirilir. Çoğu hasta bu yönteme uygundur; ancak hastanın genel anestezi almasına engel ağır bir kalp/akciğer rahatsızlığı varsa veya kitle kapalı yöntemle parçalanamayacak kadar devasa boyutlardaysa (veya kanser şüphesi çok yüksekse) açık cerrahiye yönlendirilebilir.

Laparoskopi ile Açık Ameliyat Arasındaki Fark Nedir?

Laparoskopi ile açık ameliyat (Laparotomi) arasındaki temel fark; karın duvarına verilen hasardır. Açık ameliyatta kasığa 10-15 cm’lik yatay veya dikey büyük bir kesi yapılır, kaslar kesilir ve iyileşmesi haftalar sürer. Laparoskopide ise karın duvarı kesilmez, 0.5-1 cm’lik deliklerden girilir; bu da kanama miktarını, enfeksiyon riskini ve ameliyat sonrası ağrıyı radikal bir şekilde düşürür.

Karşılaştırma KriteriLaparoskopik (Kapalı) AmeliyatLaparotomi (Açık) Ameliyat
Kesi Boyutu ve İzi0.5 – 1 cm’lik 3-4 delik (Neredeyse izsiz).10-15 cm’lik sezaryen benzeri kesi (İz bırakır).
Hastanede Yatış SüresiÇoğunlukla 1 gece (Ertesi gün taburcu).Genellikle 2 ile 3 gece yatış gerekir.
Günlük Yaşama Dönüş1 hafta içinde rutin işlere dönülebilir.Tam iyileşme 4 ile 6 hafta sürebilir.
Ameliyat Sonrası AğrıÇok azdır, basit ağrı kesiciler yeterli olur.İlk günlerde şiddetlidir, güçlü ilaçlar gerektirir.

Laparoskopi ve Histeroskopi Aynı İşlem midir?

Hayır, laparoskopi ve histeroskopi aynı işlem değildir. Laparoskopi, karın duvarından (göbekten) küçük deliklerle girilerek organların dış yüzeyini ve karın içini inceleme/ameliyat etme yöntemidir. Histeroskopi ise karında hiçbir delik açmadan, vajinal yoldan rahmin içine (boşluğuna) kamerayla girilerek rahim zarı hastalıklarının (polip, submüköz miyom, perde) tedavi edilmesidir.

Tıbbi Kılavuzlar Işığında Jinekolojide Minimal İnvaziv Cerrahi

“Amerikan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanları Birliği (ACOG) ve Uluslararası Jinekolojik Endoskopi Derneği (ISGE) klinik yönergelerine göre; cerrahi bir kontrendikasyon (engel) bulunmadığı sürece tüm jinekolojik kitle (miyom/kist) operasyonları ve histerektomiler (rahim alma) için birinci basamak tercih Laparoskopik veya Vajinal yöntemler olmalıdır. Kılavuzlar, laparoskopik cerrahinin, açık ameliyata (laparotomiye) kıyasla sadece daha iyi kozmetik sonuçlar sunmakla kalmadığını; aynı zamanda karın içi yapışıklık (adezyon) ihtimalini dramatik ölçüde düşürerek hastanın gelecekteki doğurganlığını (fertilitesini) korumada altın standart olduğunu bilimsel kanıtlarla vurgulamaktadır.”

Tanı Amaçlı Laparoskopi Hangi Durumlarda Düşünülür?

Tanı (teşhis) amaçlı laparoskopi; hastada kronik ve nedeni bulunamayan şiddetli pelvik ağrı olduğunda, ultrasonla görülemeyen milimetrik erken evre endometriozis (çikolata kisti) odaklarından şüphelenildiğinde veya rahim filmiyle (HSG) kesin tanı konulamayan tüp tıkanıklığı (kısırlık) vakalarında, sorunu doğrudan gözle görmek ve o anda müdahale etmek için düşünülür.

Yumurtalık Kistlerinde Kapalı Ameliyat Kararı Nasıl Verilir?

Yumurtalık kistlerinde kapalı ameliyat kararı; kistin ilaçla geçmeyen, boyutu giderek artan (genellikle 5-6 cm üzeri), şiddetli ağrı veya patlama (rüptür) riski taşıyan yapıda olmasına göre verilir. Özellikle çikolata kistleri ve dermoid kistler kendiliğinden erimedikleri için, yumurtalığın sağlıklı dokusuna zarar vermeden kapalı cerrahi (kistektomi) ile özenle çıkarılmaları gerekir.

Miyomların Laparoskopik Yöntemle Alınması Her Zaman Mümkün müdür?

Hayır, miyomların laparoskopik alınması her zaman mümkün olmayabilir. Çoğu miyom kapalı yöntemle alınabilse de; miyom sayısı çok fazlaysa (örneğin 10’dan fazla), kitle 15-20 cm gibi rahmi tamamen kaplayan devasa boyutlara ulaşmışsa veya ultrasonda kötü huylu (kanser/sarkom) şüphesi varsa, kitleyi içeride parçalamak riskli olacağından açık cerrahi (laparotomi) tercih edilmelidir.

Endometriozis ve Çikolata Kistinde Laparoskopinin Yeri Nedir?

Endometriozis ve çikolata kistinde laparoskopinin yeri; hastalığın hem kesin tanısını koyan hem de tedavisini sağlayan tartışmasız altın standart olmasıdır. Kameraların dokuları 10-20 kat büyüterek göstermesi sayesinde, cerrah çıplak gözle görülmeyen en küçük endometriozis odaklarını ve bağırsak/rahim arkası yapışıklıkları bile detaylıca görerek milimetrik bir hassasiyetle temizleyebilmektedir.

Rahim Alma Ameliyatı Kapalı Yöntemle Nasıl Planlanır?

Rahim alma ameliyatı (Laparoskopik Histerektomi); karındaki küçük deliklerden girilerek rahmi tutan tüm bağların ve damarların özel ısı/koter cihazlarıyla kesilip mühürlenmesiyle planlanır. Rahim tamamen serbestleştirildikten sonra, (karnı kesmeye gerek kalmadan) vajinal yoldan bütün halde veya parçalanarak dışarı çıkarılır. Vajina kubbesi yine kapalı yöntemle dikişlerle kapatılarak işlem sonlandırılır.

Dış Gebelikte Laparoskopik Cerrahi Ne Zaman Değerlendirilir?

Dış gebelikte laparoskopik cerrahi; hastanın beta-hCG (gebelik hormonu) değerlerinin ilaçla (metotreksat) düşürülemeyecek kadar yüksek olduğu, fallop tüpünün gerilerek yırtılma (rüptür) noktasına geldiği veya tüp yırtılarak karın içine aktif ve hayati risk taşıyan bir iç kanama başladığı acil durumlarda hayat kurtarıcı olarak derhal değerlendirilir.

Daha Önce Karın Ameliyatı Geçirenlere Laparoskopi Yapılabilir mi?

Evet, daha önce karın ameliyatı geçirenlere laparoskopi yapılabilir. Ancak geçirilmiş açık ameliyatlar (sezaryen, apandisit, bağırsak cerrahisi vb.) karın zarında organların birbirine yapışmasına (adezyon) neden olabildiği için, ilk kameranın yerleştirilmesi (trokar girişi) aşamasında bağırsaklara zarar vermemek adına cerrahın çok daha dikkatli ve farklı teknikler kullanarak karın içine girmesi gerekir.

Gebelik Planı Laparoskopik Ameliyat Seçimini Nasıl Etkiler?

Gebelik planı ameliyat seçimini; organ koruyucu yaklaşımları zorunlu kılarak etkiler. Hasta çocuk istiyorsa, kist veya miyom alınırken yumurtalık rezervini ve rahim kasını koruyan en ince cerrahi aletler ve ısı (koter) enerjisi yerine dikiş yöntemleri tercih edilir. Amaç, hastalığı temizlerken dokunun esnekliğini ve yumurta sayısını gelecekteki bir gebelik için maksimum düzeyde korumaktır.

Laparoskopik Cerrahi Öncesinde Hangi Tetkikler ve Hazırlıklar Gerekir?

Ameliyat öncesi tetkikler ve hazırlıklar; hastanın genel anestezi almaya uygun olup olmadığını denetlemek için yapılır. Tam Kan Sayımı (Hemogram), karaciğer/böbrek fonksiyon testleri, pıhtılaşma paneli, EKG (Kalp grafisi) ve akciğer röntgeni çekilir. Ameliyattan önceki gece yarısından itibaren hastanın hiçbir şey yememesi ve içmemesi (tam açlık ve susuzluk) istenir.

Kullanılan İlaçlar ve Kronik Hastalıklar Ameliyat Öncesinde Nasıl Ele Alınır?

Kullanılan ilaçlar ve kronik hastalıklar; anestezi doktoru ile birlikte değerlendirilir. Tansiyon, tiroid veya diyabet ilaçları ameliyat sabahı bir yudum suyla alınabilirken; aspirin, kumadin gibi kan sulandırıcı (pıhtılaşmayı önleyici) ilaçlar cerrahi sırasında aşırı kanamaya yol açmamak için hekim kontrolünde operasyondan 5-7 gün önce mutlaka kesilmeli veya iğne formuna geçilmelidir.

Laparoskopik Ameliyatlarda Hangi Anestezi Yöntemi Kullanılır?

Laparoskopik ameliyatlarda anestezi yöntemi; kesinlikle Genel Anestezi’dir (tamamen uyutulma). Karın içinin gazla şişirilmesi diyaframa ve akciğerlere baskı yapacağı için hastanın solunum makinesine bağlanması (entübasyon) gerekir. Belden uyuşturma (spinal/epidural anestezi) yöntemleri, hastanın ameliyat sırasındaki gaz basıncına tolerans gösterememesi nedeniyle laparoskopik karın cerrahilerinde tercih edilmez.

Laparoskopide Kesiler Nereye Açılır ve Karına Neden Gaz Verilir?

Kesiler ve gazın verilme nedeni; cerraha çalışma odası yaratmaktır. İlk ve ana kesi genellikle göbek deliğinin hemen içinden (görünmeyecek şekilde) açılır. Buradan karın içine tıbbi Karbondioksit (CO2) gazı pompalanarak karın duvarı tıpkı bir çadır (balon) gibi havaya kaldırılır. Bu sayede bağırsaklar geriye itilir ve cerrahın aletleri rahatça hareket ettirebileceği geniş, net bir görüş alanı sağlanır.

Laparoskopik Cerrahi Sırasında Açık Ameliyata Geçmek Gerekebilir mi?

Laparoskopik cerrahi sırasında açık ameliyata geçmek; çok nadir de olsa gerekebilir. Karın içine girildiğinde, ultrasonda görünenden çok daha şiddetli bir bağırsak yapışıklığıyla karşılaşılırsa, durdurulamayan ani bir damar kanaması yaşanırsa veya kitlede beklenmedik bir kanser şüphesi görülürse, hastanın güvenliğini ve hayatını korumak amacıyla cerrah anında açık ameliyata (Laparotomi) dönme kararı alabilir.

Laparoskopik Ameliyat Ne Kadar Sürer ve Hastanede Kaç Gün Kalınır?

Ameliyatın süresi ve hastanede kalış; yapılacak operasyonun zorluğuna göre değişir. Basit bir kist alınması 45-60 dakika sürerken, çok sayıda miyomun çıkarılması veya rahim alma ameliyatı 1.5 ile 3 saati bulabilmektedir. Açık ameliyatların aksine, hastalar aynı gün ayağa kalkıp yürüyebilir ve durumlarına göre aynı günün akşamı veya sadece 1 gece yatıştan sonra ertesi gün taburcu edilirler.

Laparoskopik Cerrahinin Olası Riskleri Nelerdir?

Laparoskopik cerrahinin olası riskleri; genel anestezi risklerinin yanı sıra, kamera veya aletler ilk yerleştirilirken bağırsak, mesane (idrar torbası) veya büyük damarların milimetrik zedelenme ihtimalidir. Ancak yüksek çözünürlüklü kameralar ve tecrübeli cerrahi ekipler sayesinde organ yaralanması riskleri günümüzde standart cerrahi sınırların altında, son derece düşük seviyelerdedir.

Laparoskopi Sonrası Omuz Ağrısı ve Karında Şişkinlik Neden Olabilir?

Omuz ağrısı ve karında şişkinlik; ameliyat sırasında karın içine pompalanan karbondioksit (CO2) gazının tamamen boşaltılamayıp içeride bir miktar kalmasından kaynaklanır. Kalan bu gaz yukarı yükselerek göğüs boşluğunu ayıran diyafram kasındaki sinirleri uyarır; bu sinirlerin yansıması olarak hasta sağ veya sol omuzunda ağrı hisseder. Bol bol yürümek gazın vücuttan hızla atılmasını sağlar ve ağrı birkaç güne geçer.

Ameliyat Sonrasında Kesi Yerlerinin Bakımı Nasıl Yapılır?

Kesi yerlerinin bakımı; son derece kolaydır. Laparoskopi kesileri sadece yarım santimetre olduğu için genellikle estetik (kendi eriyen) gizli dikişlerle kapatılır veya özel tıbbi yapıştırıcılarla tutturulur. Dikiş aldırmaya gerek kalmaz. Taburcu olduktan 48 saat sonra hastalar ayakta duş alabilirler. Kesi yerlerinin kuru tutulması ve doktorun önerdiği solüsyonla (baticon) hafifçe silinmesi enfeksiyonu önlemek için yeterlidir.

Laparoskopi Sonrası Hangi Belirtiler Hekime Başvurmayı Gerektirir?

Hekime başvurmayı gerektiren belirtiler; ameliyattan sonraki günlerde 38 dereceyi aşan ve düşmeyen ateş, kesi yerlerinden iltihaplı veya kötü kokulu akıntı/kanama gelmesi, ağrı kesicilere rağmen artan şiddetli karın krampları, sürekli kusma ve idrar yapamama durumlarıdır. Bu semptomlar iç kanama veya cerrahi bir enfeksiyonun işaretçisi olabileceği için acil muayene gerektirir.

Ankara Çankaya’da Laparoskopik Cerrahi Sonrası Kontrol ve Günlük Yaşama Dönüş Nasıl Planlanır?

Ankara Çankaya kliniğimizde ameliyat sonrası takipler; taburcu olduktan yaklaşık 1 hafta sonra kliniğimizde Prof. Dr. Burcu Kısa tarafından yapılan ilk kontrolle başlar. Dikiş yerleri ve ultrasonla iç organ iyileşmesi incelenir. Laparoskopinin avantajı sayesinde masa başı işi olan hastalar 1 hafta içinde işlerine dönebilir. Cinsel yaşam ve ağır egzersizler (pilates/ağırlık) için rahim onarımına bağlı olarak genellikle 4-6 hafta beklenmesi istenir.

Laparoskopik Cerrahi Hakkında Sıkça Sorulan Sorular Nelerdir?

1. Laparoskopik ameliyat izi kalır mı?

Laparoskopide göbek deliğinden ve kasıklardan genellikle 0.5 ile 1 santimetre genişliğinde 3 veya 4 adet delik açılır. Bu kesiler estetik dikişlerle kapatıldığı için aylar içinde ten renginizi alarak soluk bir çizgiye dönüşür ve neredeyse tamamen görünmez hale gelir. Açık ameliyatlardaki (sezaryen) gibi büyük izler bırakmaz.

2. Kapalı miyom ameliyatı (Miyomektomi) sonrası normal doğum yapılabilir mi?

Eğer miyomlar rahim kasının derinine gömülmüşse ve ameliyatta rahim duvarına dikiş atılmışsa, normal doğum sırasındaki ıkınma basıncı bu dikişleri yırtma (rüptür) riski taşıdığı için genellikle güvenli yol olarak sezaryen önerilir. Ancak miyom sadece dış yüzeyde (saplı) ise normal doğum şansı değerlendirilebilir.

3. Çok kilolu (obez) hastalara laparoskopi yapılabilir mi?

Evet, hatta aşırı kilolu hastalar için laparoskopi açık ameliyata göre çok daha güvenlidir. Kilolu hastalarda açık kesiler geç iyileşir ve iltihaplanma (fıtıklaşma) riski yüksektir. Laparoskopi, karın yağı tabakasını kesmeden özel uzun aletlerle organlara ulaştığı için yara yeri komplikasyonlarını sıfıra indirir.

4. Laparoskopi sırasında verilen gaz bebeğe zarar verir mi?

Gebeliğin özellikle ikinci trimesterinde (orta aylarında) yumurtalık kisti dönmesi veya apandisit gibi acil durumlarda laparoskopi güvenle uygulanabilmektedir. Uzman ellerde yapıldığında, gaz basıncı anneye ve rahme uygun ayarlandığı için bebeğe bir zarar vermez; açık ameliyatın travmasından daha koruyucudur.

5. Laparoskopi ameliyatından sonra ne zaman duş alabilirim?

Eğer kesilerinizde suya dayanıklı bantlar kullanılmışsa ameliyatın ertesi günü ayakta ılık duş alabilirsiniz. Standart bantlarda ise taburcu olduktan 48 saat sonra bantları çıkararak duş almanız serbesttir. Kesi yerlerini ovalamamak ve duş sonrası nazikçe kurulamak yeterlidir.

6. Küçük deliklerden devasa kist veya miyom nasıl dışarı çıkarılıyor?

Büyük kistler önce karın içinde özel bir torbanın (endobag) içine hapsedilir ve kistin içindeki sıvı iğneyle emilerek (büzüştürülerek) delikten çıkarılır. Katı miyomlar ise “Morselatör” adı verilen özel bir cihazla karın içinde elma kabuğu gibi ince uzun şeritler halinde kıyılıp (öğütülüp) 1 cm’lik delikten dışarı çekilir.

7. Laparoskopi kısırlık yapar mı?

Kesinlikle yapmaz; aksine kısırlığı tedavi eder. Açık ameliyatlar karın içinde bağırsağı ve tüpleri birbirine yapıştırarak (adezyon) tüplerin tıkanmasına yol açabilirken; laparoskopi dokuları havayla kurutmadığı ve dışarıdan yabancı madde (kompres) temasını azalttığı için yapışıklık riskini en aza indirerek doğurganlığı korur.

8. Ameliyat sonrası karnımdaki gaz ne zaman tamamen geçer?

Karbondioksit gazı vücut tarafından emilerek solunum yoluyla atılır. Hasta ameliyattan saatler sonra ayağa kalkıp koridorda yürümeye başladıkça bu gaz atılımı hızlanır. Genellikle 2 ile 4 gün içerisinde omuza vuran ağrı ve şişkinlik hissi tamamen kaybolur.

9. Laparoskopi olan hastalar ne zaman hamile kalabilir?

Sadece tanı amaçlı veya tüplerle ilgili basit bir işlem yapıldıysa 1 ay sonra bile gebelik planlanabilir. Ancak miyom alındıysa ve rahim duvarına dikiş atıldıysa, rahmin bebeğin ağırlığını taşıyacak güce ulaşması (iyileşmesi) için genellikle 3 ile 6 ay arasında korunulması ve dinlenilmesi hekimlerce istenir.

10. Laparoskopide idrar sondası takılması zorunlu mu?

Evet. Pelvik ameliyatlar sırasında cerrahın rahat çalışabilmesi ve dolu bir idrar torbasının kazara kesilmesini (zedelenmesini) önlemek için hasta uyutulduktan (anestezi aldıktan) sonra sonda takılır. Siz uyandığınızda sonda takılmış olur ve genellikle ilk gece veya ertesi sabah acısız bir şekilde çıkarılır.

11. Menopoza giren kadınlara laparoskopi yapılabilir mi?

Evet yapılabilir. İleri yaş ve menopoz laparoskopiye engel değildir. Aksine, açık ameliyatın yaratacağı uzun süreli yatışlardan ve damar tıkanıklığı risklerinden (emboli) yaşlı hastaları korumak adına laparoskopi çok daha güvenilir ve hayat kurtarıcı bir yaklaşımdır.

12. Çikolata kisti ameliyatında açık mı kapalı mı tercih edilir?

Çikolata kisti (endometriozis) ameliyatlarında kesinlikle kapalı (laparoskopik) yöntem tercih edilmelidir. Endometriozis zaten yapışıklık yapan bir hastalıktır. Açık ameliyat yapılırsa yeni yapışıklıklar eklenir. Laparoskopinin büyütme özelliği sayesinde milimetrik kist odacıkları dahi mikroskobik düzeyde temizlenebilmektedir.

13. Ameliyat sonrası cinsel ilişki yasağı var mı?

Kist ameliyatları gibi işlemlerde genellikle kanamanız bitene ve kendinizi iyi hissedene kadar (1-2 hafta) ara verilmesi yeterlidir. Ancak rahmin alınması (Histerektomi) veya vajina içi onarımlarda dikişlerin iyileşmesi zaman alacağından en az 6 hafta cinsel ilişkiden kaçınılmalıdır.

14. Kapalı ameliyatta korse takmak gerekir mi?

Açık ameliyatlardan sonra öksürürken dikişlerin açılmasını önlemek için korse takılması faydalıdır ancak laparoskopide kesiler milimetrik olduğu için fıtıklaşma (açılma) riski yoktur. Bu nedenle özel olarak destekleyici bir karın korsesi takmaya tıbbi olarak gerek duyulmaz.

15. Devlet hastaneleri laparoskopik ameliyatları yapıyor mu?

Evet. Laparoskopik cerrahi estetik veya lüks bir operasyon değil, hastaya daha az zarar veren modern bir tıbbi tekniktir. Donanımı olan tüm devlet hastanelerinde, eğitim ve araştırma hastanelerinde SGK (Sosyal Güvenlik Kurumu) kapsamında laparoskopik kadın doğum ameliyatları başarılı bir şekilde uygulanmaktadır.

Bu içerik, kadın sağlığı konusunda anlaşılır ve doğru bilgi sunmak amacıyla hazırlanmış; tıbbi doğruluk ve güncellik açısından Prof. Dr. Burcu Kısa tarafından incelenmiş ve onaylanmıştır. Paylaşılan bilgiler genel bilgilendirme niteliğindedir; hekim muayenesinin, kişiye özel tanı ve tedavi önerilerinin yerine geçmez. Her kişinin sağlık durumu ve ihtiyaçları farklı olduğundan, değerlendirme ve tedavi süreci bireysel olarak planlanmalıdır.

Prof.Dr. Burcu Kısa

KADIN HASTALIKLARI VE
DOĞUM UZMANI

İletişim Bilgileri

88 Yorum

Prof. Dr. Burcu Kısa - Kadın Hastalıkları Ve Doğum Uzmanı Ankara

Diğer Hizmetlerim