Kısırlık ve Tüp Bebek Tedavileri

İçindekiler

Ankara Çankaya’da Kısırlık (İnfertilite) ve Tüp Bebek (IVF) Tedavisi Rehberi

Ankara Çankaya’da kısırlık ve tüp bebek tedavisi; doğal yollarla ebeveyn olma hayaline ulaşamayan çiftlerin, anatomik, genetik ve hormonal açıdan kapsamlı bir şekilde incelenmesini, problemin kök nedeninin bulunmasını ve yumurtlama takibi, aşılama (IUI) veya laboratuvar ortamında döllenmeyi sağlayan tüp bebek (IVF/ICSI) gibi üremeye yardımcı yöntemlerin kişiye özel uygulanmasını kapsayan hassas tıbbi süreçlerdir.

Prof. Dr. Burcu Kısa yönetimindeki kliniğimizde, bebek sahibi olma yolculuğunuzun ne kadar duygusal ve zorlu olabileceğinin farkındayız. Kısırlık teşhisi almak çoğu çift için sarsıcı olsa da, günümüz modern üreme tıbbı teknolojileri sayesinde bu durum artık aşılması zor bir duvar değil, doğru rehberlikle yönetilebilen bir geçiş sürecidir. Tedavi planlamalarımızda “herkese uyan tek bir reçete” anlayışını reddediyor, sizin biyolojik ve psikolojik ihtiyaçlarınıza en uygun, zaman kaybettirmeyen ve gereksiz maliyetlerden kaçınan, etik değerlere sıkı sıkıya bağlı bilimsel bir yol haritası sunuyoruz.

Hangi Kısırlık ve Tüp Bebek Tedavileri hizmetine ihtiyacın var?

Aşılama Tedavisi (IUI)

Kısırlık Değerlendirmesi ve Tedavisi

Rahim Filmi (HSG)

Tüp Bebek Tedavisi

Yumurtlama Takibi

Yumurtalık Rezervi Değerlendirmesi

Tekrarlayan Gebelik Kaybı Değerlendirmesi


Kısırlık ve Tüp Bebek Tedavileri Hangi Süreçleri Kapsar?

Kısırlık ve tüp bebek tedavileri; öncelikle detaylı bir teşhis (hormon, sperm, rahim filmi) evresini kapsar. Sorunun tespitinden sonra, basitten karmaşığa doğru ilerleyen bir stratejiyle; yumurta geliştirme (ovülasyon indüksiyonu), laboratuvarda yıkanmış spermlerin rahme bırakıldığı aşılama (IUI) ve son aşama olarak vücut dışında döllenmenin sağlandığı mikroenjeksiyon (ICSI/Tüp Bebek) süreçlerini içermektedir.

Gebelik Oluşmadığında Ne Zaman Değerlendirmeye Başvurulmalıdır?

Gebelik oluşmadığında değerlendirmeye başvurma süresi; anne adayının yaşıyla doğrudan orantılıdır. Kadın 35 yaşın altındaysa 1 tam yıl (12 ay) boyunca korunmasız ve düzenli ilişkiye rağmen gebelik oluşmamışsa başvurulmalıdır. Ancak kadın 35 yaş ve üzerindeyse, yumurta rezervindeki azalma hızlandığı için bekleme süresi en fazla 6 ay olmalıdır.

Ankara Çankaya’da Kısırlık İçin İlk Görüşmeye Nasıl Hazırlanılır?

Ankara Çankaya kliniğimizde ilk görüşmeye hazırlanırken; varsa daha önce yaptırdığınız tüm hormon testlerini, rahim filmi (HSG) görüntülerini, sperm testlerini ve geçirdiğiniz ameliyat raporlarını yanınızda getirmeniz zaman kazandıracaktır. Prof. Dr. Burcu Kısa tarafından tıbbi geçmişiniz, adet düzeniniz, cinsel yaşamınız ve yaşam tarzı alışkanlıklarınız detaylıca ele alınarak teşhis süreci başlatılır.

Gebelik Elde Edilememesinin Kadına ve Erkeğe Bağlı Nedenleri Nelerdir?

Gebelik elde edilememesinin nedenleri; kadında genellikle yumurtlama bozuklukları (PKOS), tüplerdeki tıkanıklıklar, düşük yumurtalık rezervi veya rahim içi yapışıklıklardır. Erkekte ise sperm sayısında, hareketliliğinde (motilite) veya şeklinde (morfoloji) görülen bozukluklar ile sperm kanallarındaki tıkanıklıklardır. Kısırlık vakalarının yaklaşık %40’ı kadına, %40’ı erkeğe, %20’si ise her iki eşe birden bağlıdır.

Kadına Bağlı Kısırlık NedenleriErkeğe Bağlı Kısırlık Nedenleri
Polikistik Over Sendromu (Yumurtlayamama)Sperm sayı azlığı (Oligospermi) veya yokluğu (Azoospermi)
Tüp Tıkanıklıkları ve YapışıklıklarSperm hareket (motilite) düşüklüğü
Düşük Yumurtalık (Ovaryen) RezerviVarikosel (Testis damar genişlemesi)
Çikolata Kisti (Endometriozis)Sperm DNA Hasarı (Fragmantasyon) yüksekliği

Çiftlerin Birlikte Değerlendirilmesi Neden Önemlidir?

Çiftlerin birlikte değerlendirilmesi önemlidir çünkü; üreme, her iki bireyin biyolojik katılımını gerektiren ortak bir süreçtir. Sadece kadını inceleyip erkeğin sperm testini (spermiyogram) atlamak, eksik teşhise ve kadının aylarca gereksiz yere hormon ilacı kullanmasına (zaman kaybına) yol açar. Doğru ve hızlı bir sonuç için çift her zaman bir bütün olarak ele alınmalıdır.

Daha Önce Gebelik Yaşamış Olmak Kısırlık Değerlendirmesini Değiştirir mi?

Daha önce gebelik yaşamış olmak; durumun “İkincil (Sekonder) İnfertilite” olduğunu gösterir. İlk çocuktan sonra geçen yıllar içinde kadının yumurta rezervi düşmüş, rahim enfeksiyonları tüpleri tıkamış veya erkekte sonradan varikosel gelişerek sperm kalitesi bozulmuş olabilir. Bu nedenle “zaten çocuğumuz var” düşüncesiyle testler ihmal edilmemeli, detaylı araştırma yapılmalıdır.

Kısırlık Araştırmasında İlk Olarak Hangi Testler Yapılır?

Kısırlık araştırmasında ilk yapılan testler; temel üçlemeyi kapsar. Erkekten 3-5 günlük cinsel perhiz sonrası Sperm Testi istenir. Kadından ise adetin 2. veya 3. günü bazal hormon testleri (AMH, FSH, TSH, Prolaktin) alınır. Son olarak tüplerin ve rahim içinin durumunu görmek amacıyla adet bitiminde Rahim Filmi (HSG) çekilir.

Yumurtlama Düzeni ve Yumurtalık Rezervi Nasıl İncelenir?

Yumurtlama düzeni ve rezervi; kanda bakılan AMH (Anti-Müllerian Hormon) seviyesi ve transvajinal ultrasonografi ile yumurtalıklardaki taslak keseciklerin (antral foliküllerin) sayılmasıyla incelenir. Düzenli adet görmek yumurtlama işlevinin çalıştığını gösterse de, geriye kalan yumurta havuzunun kalitesi ve miktarını belirlemek için bu testlerin birbiriyle korelasyonu (uyumu) dikkate alınır.

Sperm Testinde Hangi Özelliklere Bakılır?

Sperm testinde (spermiyogram); meninin hacmi, 1 mililitredeki sperm sayısı (konsantrasyon), spermlerin ileriye doğru yüzme yeteneği (motilite/hareket) ve spermlerin baş, boyun, kuyruk yapılarındaki kusursuzluk oranı (morfoloji) incelenir. Döllenmenin doğal yolla olabilmesi için ileri hareketli sağlıklı sperm sayısının belirli uluslararası kriterlerin üzerinde olması şarttır.

Rahim ve Tüplerin Gebeliğe Uygunluğu Nasıl Değerlendirilir?

Rahim ve tüplerin gebeliğe uygunluğu; Rahim Filmi (HSG) ile değerlendirilir. Rahim ağzından verilen özel bir kontrast sıvının, fallop tüplerinden geçerek karın boşluğuna yayılıp yayılmadığı floroskopi (röntgen) altında izlenir. Bu sayede her iki tüpün açık olduğu kanıtlanır ve rahim içinde embriyonun tutunmasını zorlaştıran miyom, polip veya perde (septum) varlığı dışlanır.

Tıbbi Kılavuzlarda Açıklanamayan Kısırlık (Unexplained Infertility) Yönetimi

“Avrupa İnsan Üremesi ve Embriyolojisi Derneği (ESHRE) ile Amerikan Üreme Tıbbı Derneği (ASRM) klinik yönergelerine göre; tüpleri açık, yumurtlama fonksiyonu normal ve sperm parametreleri referans aralıklarında olan ancak gebelik elde edemeyen çiftlerde (Açıklanamayan İnfertilite), mikroskobik düzeydeki döllenme sorunlarını aşabilmek için izlenmesi gereken basamaklı tedavi algoritması belirlenmiştir. Bu hastalarda ‘Bekle ve Gör’ (Expectant Management) yaklaşımı yerine, aktif tedavi olarak en fazla 3 veya 4 kür Kontrollü Ovaryen Stimülasyon (İlaçlı Yumurta Büyütme) ile İntrauterin İnseminasyon (Aşılama – IUI) kombinasyonu uygulanması; başarılı olunmadığı takdirde zaman kaybedilmeden Tüp Bebek (IVF / ICSI) tedavisine geçilmesi altın standart olarak kabul edilmektedir.”

Testlerde Bir Sorun Bulunamazsa Nasıl Bir Yol İzlenir?

Testlerde bir sorun bulunamazsa; hastaya “Açıklanamayan Kısırlık” tanısı konur. Bu durum, tıbbın çaresiz kaldığı anlamına gelmez; yalnızca standart testlerin (HSG, sperm, hormon) gösteremediği hücresel düzeyde (örneğin spermin yumurta zarını delememesi gibi) bir sorun olduğu düşünülür. Tedavide zaman kaybetmeden Aşılama (IUI) veya doğrudan Tüp Bebek planlamasına geçilerek şans artırılır.

Her Kısırlık Başvurusunda Tüp Bebek Tedavisi Gerekir mi?

Hayır, her başvuruda tüp bebek gerekmez. Kısırlık başvurularının önemli bir kısmı sadece hayat tarzı değişiklikleri (kilo verme, sigarayı bırakma), tiroid ilacı kullanımı veya basit yumurtlama takibi (haplarla yumurtanın büyütülüp zamanlı ilişki önerilmesi) gibi oldukça sade, ekonomik ve doğal yöntemlerle gebelikle sonuçlanabilmektedir.

Yumurtlama Takibi, Aşılama ve Tüp Bebek Arasında Nasıl Karar Verilir?

Tedavi yöntemine karar verilirken; kadının yaşı, tüplerin durumu ve spermin kalitesi bir süzgeçten geçirilir. Tüpler açık ve sperm normalse “Yumurtlama Takibi” başlanır. Sperm hafif düşükse veya açıklanamayan kısırlık varsa “Aşılama (IUI)” denenir. Tüpler kapalıysa, sperm çok azsa veya kadın yaşı 38’in üzerindeyse basamaklar atlanarak direkt “Tüp Bebek (IVF)” kararı alınır.

Yaş ve Gebelik Deneme Süresi Tedaviye Başlama Kararını Nasıl Etkiler?

Yaş ve deneme süresi; tıbbi yaklaşımın hızını ve agresifliğini belirler. 28 yaşında ve sadece 1 yıldır deneyen bir çifte 6 ay aşılama denemesi şansı tanınabilir. Ancak 40 yaşında olan ve rezervi azalan bir anne adayında aylarca aşılama deneyip zaman kaybetmek yerine vakitlice Tüp Bebek laboratuvarının imkanlarından yararlanmak hayati önem taşır.

Polikistik Over, Endometriozis veya Düşük Yumurtalık Rezervinde Tedavi Nasıl Planlanır?

Bu özel durumlarda tedavi; hastalığa özgü planlanır. PKOS’ta temel sorun yumurtlayamamaktır, bu nedenle ilaçla yumurta geliştirme ilk adımdır. Endometriozis (Çikolata kisti) toksik sıvısıyla yumurta kalitesini bozduğundan tüp bebek daha çok tercih edilir. Düşük rezervde (AMH düşüklüğü) ise kalan az sayıda yumurtayı korumak için “embriyo havuzlama” teknikleri kullanılarak tüp bebek yapılır.

Tüp Bebek Tedavisinin Aşamaları Nelerdir?

Tüp bebek tedavisinin aşamaları; adetin 2. günü başlayan iğnelerle yumurtalıkların uyarılması (10-12 gün), olgunlaşan yumurtaların anestezi altında toplanması (OPU), aynı gün laboratuvarda erkekten alınan spermle döllenmesi (Mikroenjeksiyon/ICSI), oluşan embriyoların 3 ila 5 gün cihazlarda geliştirilmesi ve seçilen en sağlıklı embriyonun anne rahmine transfer edilmesi süreçlerinden oluşur.

Tüp Bebek Sürecinde Kaç Kontrol Gerekir ve Günlük Yaşam Nasıl Düzenlenir?

Süreçte kontrol sayısı ve günlük yaşam; iğne tedavisi süresince ortalama 3 veya 4 kez kısa süreli ultrason kontrolü gerektirir. Bu kontroller günlük yaşamı veya çalışma hayatını aksatmaz. Hastalarımız iğnelerini kendi kendilerine evde uygulayabilir ve yumurta toplama gününe kadar rutin sosyal yaşantılarına, yorucu olmayan işlerine rahatlıkla devam edebilirler.

Yumurta Toplama ve Sperm Hazırlama İşlemleri Nasıl Yapılır?

Yumurta toplama (OPU) ve sperm hazırlama; ameliyathane şartlarında hafif sedasyon (uyku hali) altında, ultrason eşliğindeki ince bir iğneyle yumurtalık keseciklerindeki (folikül) yumurtaların vakumlanarak alınmasıdır. Eş zamanlı olarak laboratuvarda babadan alınan meni örneği yıkanır, santrifüj edilir ve dölleme yeteneği en güçlü olan hareketli spermler mikroskop altında özenle seçilir.

Embriyo Gelişimi Nasıl İzlenir ve Transfer Zamanı Nasıl Seçilir?

Embriyo gelişimi; döllenmeden sonra özel ısı ve gaz ayarlı anne rahmini taklit eden inkübatörlerde (gelişim dolapları) her gün embriyologlar tarafından hücresel bölünme hızları kontrol edilerek izlenir. Transfer zamanı, embriyonun 3. gün (klivaj evresi) veya hücre sayısının çok arttığı ve tutunma şansının en yüksek olduğu 5. gün (blastosist evresi) kalitesine ulaştığında hekim kararıyla seçilir.

Embriyo Dondurma Hangi Durumlarda Değerlendirilir?

Embriyo dondurma (Vitrifikasyon); taze transferden arta kalan sağlıklı embriyoların gelecekte kullanılmak üzere saklanması için yapılır. Ayrıca, yumurta geliştirici iğnelerin rahmin iç zarını bozduğu veya hastada OHSS (yumurtalıkların aşırı uyarılması sendromu) riski görüldüğü durumlarda, rahim kendini toparlayana kadar tüm embriyolar “Dondur-Tümünü Sakla” (Freeze-all) stratejisiyle dinlenmeye alınır.

Kısırlık ve Tüp Bebek Tedavilerinin Olası Riskleri Nelerdir?

Tedavilerin olası riskleri; birden fazla embriyo transfer edilmesine bağlı oluşan çoğul (ikiz/üçüz) gebelikler ile yüksek doz ilaç kullanımında yumurtalıkların aşırı şişmesi ve karında sıvı birikmesiyle karakterize OHSS (Ovaryen Hiperstimülasyon Sendromu) tablosudur. Modern tıpta düşük dozlu kişiye özel protokoller ve dondurma teknikleri sayesinde bu riskler minimal düzeye indirilmiştir.

Tedavi Sonrasında Gebelik Oluşmazsa Neler Yeniden Gözden Geçirilir?

Gebelik oluşmazsa gözden geçirilenler; elde edilen embriyonun kalitesi ile rahim zarının alıcılığıdır (tutunma potansiyeli). Kaliteli embriyoya rağmen tutunma olmadıysa (tekrarlayan implantasyon başarısızlığı); Histeroskopi ile rahim içi tekrar incelenir, pıhtılaşma/bağışıklık panelleri genişletilir ve gerekirse embriyolara NGS (Kapsamlı Genetik Tarama – PGT-A) yapılarak kromozomal olarak sağlıklı embriyoların seçilmesi hedeflenir.

Kısırlık Tedavisi Sırasında Duygusal Destek İhtiyacı Nasıl Ele Alınır?

Duygusal destek ihtiyacı; kısırlık tedavisinin görünmez ancak en önemli parçasıdır. Çiftlerin her ay yaşadığı hayal kırıklıkları tükenmişlik yaratabilir. Kliniğimizde “sadece tıbbi verilerle değil, hastanın ruhuna da dokunan” bir anlayış benimsiyoruz. Gerekli durumlarda psikolojik danışmanlık yönlendirmeleriyle stres (kortizol) seviyesini düşürerek tedaviye uyumu ve başarıyı artırmayı hedefliyoruz.

Ankara Çankaya’da Kısırlık Danışmanlığı ve Tüp Bebek Merkeziyle Takip Nasıl Yürütülür?

Ankara Çankaya’da tedavi takibimiz; hastanın tüm hazırlık, iğne takipleri ve rahim dinlendirme süreçlerinin konforlu kliniğimizde Prof. Dr. Burcu Kısa tarafından yönetilmesiyle yürütülür. Sadece üst düzey teknoloji gerektiren “Yumurta Toplama ve Embriyo Transferi” işlemleri, Ankara’nın en donanımlı, laboratuvar başarı oranları en yüksek A sınıfı tüp bebek merkezlerinde hocamızın bizzat operasyona girmesiyle koordineli olarak tamamlanır.

Kısırlık ve Tüp Bebek Tedavileri Hakkında Sıkça Sorulan Sorular Nelerdir?

1. Tüp bebek tedavisi ağrılı mıdır?

Tüp bebek tedavisi ağrılı bir süreç değildir. Yumurta geliştirmek için kullanılan iğneler çok ince uçlu (insülin iğnesi) olduğu için acı vermez. Yumurta toplama işlemi zaten anestezi (uyku hali) altında yapılır, hiçbir şey hissetmezsiniz. Embriyo transferi ise smear testi vermek kadar kolay ve tamamen ağrısızdır.

2. Tüp bebekte yaş sınırı var mıdır?

Türkiye’deki yasal mevzuatlarda kesin bir üst yaş sınırı belirtilmese de, kadının menopoza girmemiş olması ve ultrason/hormon testlerinde elde edilebilir yumurtasının bulunması şarttır. Ancak 45 yaşından sonra kadının kendi yumurtasıyla gebelik elde etme ve canlı doğum şansı tıbbi olarak istatistiksel açıdan yok denecek kadar azalmaktadır.

3. Tedavide kullanılan iğneler kilo aldırır mı?

Tüp bebek tedavisinde kullanılan hormon iğneleri kalıcı yağlanma veya kilo artışı yapmaz. Ancak yumurtalıkların çok çalışması ve östrojen seviyesinin yükselmesi nedeniyle tedavinin son günlerine doğru vücutta 1-2 kiloluk su tutulumu (ödem) ve şişkinlik olabilir. Bu durum adet kanamasıyla veya gebelik oluşmazsa kısa sürede normale döner.

4. Kısırlık genetik midir?

Her kısırlık genetik değildir; stres, kilo, tüp tıkanıklıkları gibi çevresel faktörler daha etkilidir. Ancak erken menopoz, Turner sendromu, erkekte Klinefelter sendromu veya sperm eksikliğine yol açan Y kromozomu mikrodelesyonları gibi bazı genetik faktörler anne-babadan geçerek kısırlığa doğrudan yol açabilmektedir.

5. Erkekte sperm olmaması (Azoospermi) durumunda tüp bebek yapılır mı?

Evet yapılır. Eğer sperm kanallarda tıkanıklık nedeniyle yoksa veya testislerde çok az üretim varsa, Micro-TESE adı verilen cerrahi bir operasyonla testis dokusu mikroskop altında açılarak canlı sperm hücreleri aranır. Bulunan spermler ICSI (mikroenjeksiyon) yöntemiyle doğrudan yumurtanın içine yerleştirilerek gebelik sağlanabilir.

6. Tüp bebek ile doğan çocukların sağlık riski var mıdır?

Bilimsel ve klinik araştırmalara göre, tüp bebek (IVF/ICSI) yöntemiyle dünyaya gelen bebekler ile doğal yollarla gebe kalınarak doğan bebekler arasında zihinsel gelişim, bedensel sakatlık veya genetik anormallik riski açısından hiçbir anlamlı fark saptanmamıştır; son derece güvenlidir.

7. Tedavi sırasında cinsel ilişkiye girilebilir mi?

Yumurta geliştirme (iğne) sürecinin başlarında cinsel ilişki serbesttir. Ancak yumurtalar büyüdükçe yumurtalıklar şişer ve ağrı/kist rüptürü (çatlama) riski artar, bu dönemde ilişki yasaklanır. Embriyo transferinden sonra ise, bebeğin tutunma sürecini riske atmamak için gebelik testi sonucuna kadar cinsel perhiz istenir.

8. Stres kısırlığa neden olur mu?

Stres anatomik bir engel (tüpleri tıkamaz) yaratmaz, ancak beynin üreme hormonlarını yöneten hipotalamus bölgesini baskılayarak kadında yumurtlamayı durdurabilir, erkekte ise sperm kalitesini ve cinsel isteği düşürebilir. “Stres kısırlık yapar, kısırlık stresi artırır” şeklinde bir kısır döngü oluşur.

9. Dondurulmuş embriyo ile taze embriyo arasında başarı farkı var mıdır?

Günümüzde dondurulmuş embriyo transferi (FET) sıklıkla taze transfere göre daha yüksek gebelik oranları sunmaktadır. Çünkü ilaçlarla yorulan rahim dinlendirilir, doğal haline döner ve dondurulan güçlü embriyolar, rahmin gebeliğe en alıcı (hazır) olduğu doğal ayda çözülerek transfer edilir.

10. Tüp bebek tedavisi ne kadar sürer?

Adetin 2. veya 3. günü başlayan iğne tedavisi ve yumurta toplama işlemi yaklaşık 12-14 gün sürer. Eğer taze transfer yapılacaksa, işlem toplamda 3 haftada tamamlanır. Ancak rahim dinlendirmesi yapılacaksa (dondurulmuş transfer), embriyolar saklanır ve transfer bir veya iki ay sonraki adet döngüsünde yapılır.

11. Çikolata kisti olanlar doğal yolla hamile kalabilir mi?

Evet kalabilir. Her çikolata kisti (endometriozis) kısırlık yapmaz. Ancak kist tüplerde tıkanıklık/yapışıklık yapmışsa veya kistin ürettiği sıvı yumurta kalitesini şiddetli bozuyorsa doğal gebelik zorlaşır. Bu vakalarda genellikle yumurtalık rezervini ameliyatla düşürmektense doğrudan tüp bebeğe geçilir.

12. Aşılama ve tüp bebek arasındaki en büyük fark nedir?

Aşılamada spermler sadece rahmin içine bırakılır ve spermin tüplere yüzerek yumurtayı kadının kendi vücudunda (doğal yolla) bulması beklenir. Tüp bebekte ise yumurta dışarı alınır, laboratuvarda spermle mikroskop altında kesin olarak döllenir ve hazır haldeki embriyo rahme konur.

13. İkiz veya üçüz gebelik riski önlenebilir mi?

Evet. Tüp bebek tedavisinde çoğul gebelikleri ve buna bağlı erken doğum riskini önlemek için Sağlık Bakanlığı kuralları gereği, 35 yaş altındaki hastalara ilk iki denemede sadece 1 (tek) embriyo transferi yapılmaktadır. İki embriyo transferi sadece ileri yaş veya tekrarlayan başarısızlıklarda uygulanır.

14. Transfer sonrası sürekli yatmak gerekir mi?

Hayır, sürekli yatmak (yatak istirahati) bilimsel olarak gebelik şansını artırmaz. Aksine, stres seviyesini yükseltir ve kan dolaşımını yavaşlatır. Transferden sonraki ilk gün dinlendikten sonra ağır kaldırmamak ve yorucu sporlardan kaçınmak şartıyla normal günlük hayatınıza rahatlıkla dönebilirsiniz.

15. Devlet hastaneleri ve SGK tüp bebek tedavisini karşılar mı?

Kadının 23 yaşından büyük, 40 yaşından küçük olması, en az 3 yıllık resmi evli olması ve doğal yolla ya da aşılamayla gebelik elde edilemediğine dair sağlık kurulu raporu bulunması şartıyla, tüp bebek tedavileri (en fazla 3 denemeye kadar) SGK tarafından belirli oranlarda karşılanmaktadır.

Bu içerik, kadın sağlığı konusunda anlaşılır ve doğru bilgi sunmak amacıyla hazırlanmış; tıbbi doğruluk ve güncellik açısından Prof. Dr. Burcu Kısa tarafından incelenmiş ve onaylanmıştır. Paylaşılan bilgiler genel bilgilendirme niteliğindedir; hekim muayenesinin, kişiye özel tanı ve tedavi önerilerinin yerine geçmez. Her kişinin sağlık durumu ve ihtiyaçları farklı olduğundan, değerlendirme ve tedavi süreci bireysel olarak planlanmalıdır.

Prof.Dr. Burcu Kısa

KADIN HASTALIKLARI VE
DOĞUM UZMANI

İletişim Bilgileri

88 Yorum

Prof. Dr. Burcu Kısa - Kadın Hastalıkları Ve Doğum Uzmanı Ankara

Diğer Hizmetlerim