Adet Düzensizliği Tedavisi

İçindekiler

Ankara Çankaya’da Adet Düzensizliği Değerlendirmesi ve Tedavisi

Ankara Çankaya’da adet düzensizliği tedavisi; kadınlarda 21 ile 35 gün arasında gerçekleşmesi beklenen sağlıklı menstrüel döngünün bozulması, kanamaların çok sık/seyrek olması veya miktarının değişmesi durumunda, bu soruna yol açan hormonal (tiroid, PKOS) veya yapısal (kist, miyom) nedenlerin ultrason ve kan testleriyle teşhis edilerek kişiye özel medikal yöntemlerle tedavi edilmesini kapsayan jinekolojik bir süreçtir.

Prof. Dr. Burcu Kısa yönetimindeki kliniğimizde, kadınların fiziksel ve ruhsal sağlığının en önemli göstergelerinden biri olan adet döngüsünü (menstrüasyon) bütüncül bir yaklaşımla ele alıyoruz. Adet düzensizliği, bedenin “bir şeyler yolunda gitmiyor” deme şeklidir. Çoğu kadın bu durumu strese veya mevsim geçişlerine bağlayarak aylarca, hatta yıllarca ihmal edebilmektedir. Oysa sürekli geciken, çok erken gelen veya ara kanamalarla bölünen bir döngü; üreme sağlığınızı, kemik yoğunluğunuzu ve metabolizmanızı derinden etkileyen gizli bir sorunun habercisi olabilir. Kliniğimizde amacımız, kanamalarınızı sadece geçici ilaçlarla baskılamak değil; sorunun asıl kaynağına (kök nedene) inerek döngünüzü kalıcı olarak sağlıklı, öngörülebilir ve doğal ritmine kavuşturmaktır.

Adet Düzensizliği Nedir ve Nasıl Fark Edilir?

Adet düzensizliği; sağlıklı bir kadında ortalama 21 ile 35 gün arasında sürmesi ve 3 ile 7 gün devam etmesi beklenen adet döngüsünün bu sürelerin dışına çıkmasıdır. Kanamanın beklenenden çok daha erken gelmesi, aylarca gecikmesi, miktarının sadece lekelenme düzeyinde kalması veya pıhtılı sel şeklinde olması gibi belirgin sapmalarla hasta tarafından kolayca fark edilir.

Adetlerin Erken veya Geç Gelmesi Ne Zaman Değerlendirilmelidir?

Adetlerin erken veya geç gelmesi; yılda bir veya iki kez stres, seyahat veya hastalık nedeniyle oluyorsa normal kabul edilebilir. Ancak döngünüz sürekli olarak 21 günden kısa sürüyorsa (sık adet/polimenore), 35 günü aşıyorsa (seyrek adet/oligomenore) veya 3 aydan uzun süre hiç kanama olmuyorsa (amenore), altta yatan hastalıkların tespiti için uzman bir jinekolog tarafından değerlendirilmelidir.

Ankara Çankaya’da Adet Düzensizliği İçin İlk Muayenede Nelere Bakılır?

Ankara Çankaya kliniğimizde ilk muayenede; hastanın genel tıbbi öyküsü, kilo değişimleri, stres düzeyi ve kanama şablonu Prof. Dr. Burcu Kısa tarafından dinlenir. Ardından transvajinal (veya pelvik) ultrasonografi yapılarak rahim iç zarının (endometrium) kalınlığına, miyom veya polip varlığına ve yumurtalıklarda polikistik görünüm ya da kist olup olmadığına detaylıca bakılır.

Adet Takvimi Tutarken Hangi Bilgiler Kaydedilmelidir?

Adet takvimi tutarken kaydedilmesi gereken bilgiler; kanamanın başladığı “ilk” gün (lekelenme değil, aktif kanama), kanamanın kaç gün sürdüğü, kullanılan ped/tampon sayısı (kanama yoğunluğu), ara kanama yaşanıp yaşanmadığı ve döngü sırasında hissedilen şiddetli ağrı veya göğüs hassasiyeti gibi fiziksel belirtilerdir. Akıllı telefon uygulamaları bu verileri hekime sunmada çok faydalıdır.

Adet Gecikmesinde Gebelik Olasılığı Nasıl Değerlendirilir?

Adet gecikmesinde gebelik olasılığı; üreme çağındaki cinsel olarak aktif her kadında (korunma yöntemi kullanılsa dahi) daima ilk sırada değerlendirilen faktördür. Diğer tüm hastalık (kist, hormon) ihtimallerinden önce, hastaya kanda Beta-hCG testi yapılarak veya idrar testiyle gebelik durumu kesin olarak dışlanır; ardından diğer tıbbi araştırmalara geçilir.

Sık Adet Görme ile Adet Arası Kanama Arasındaki Fark Nedir?

Sık adet görme (polimenore) ile adet arası kanama (metroraji) farkı; kanamanın karakterindedir. Sık adet görme, normal bir adet kanamasının 21 günden daha kısa sürelerde baştan başlamasıdır (örneğin ayda iki kez tam adet olmak). Adet arası kanama ise; döngü normalken, iki adet kanamasının ortasındaki günlerde ortaya çıkan beklenmedik, düzensiz lekelenmeler veya sızıntılardır.

Kanama TürüTanımı ve ÖzelliğiOlası Tıbbi Nedenleri
Polimenore (Sık Adet)Döngünün 21 günden kısa sürmesi (Ayda 2 kez adet).Yumurtlama bozuklukları, tiroid sorunları, strese bağlı hormon dalgalanması.
Oligomenore (Seyrek Adet)Döngünün 35 günden uzun sürmesi (Gecikmeli adet).Polikistik Over Sendromu (PKOS), prolaktin yüksekliği, erken menopoz.
Metroraji (Ara Kanama)İki adet döngüsü arasında lekelenme veya kanama.Rahim içi polipler, miyomlar, enfeksiyon veya rahim ağzı yaraları.

Birkaç Ay Boyunca Adet Görmemek Hangi Nedenlerle Olabilir?

Birkaç ay boyunca adet görmemek (Amenore); gebelik dışında en sık Polikistik Over Sendromu (PKOS), aşırı ve hızlı kilo kaybı (anoreksiya), profesyonel düzeyde ağır spor yapma, tiroid bezi hastalıkları, süt hormonu (prolaktin) yüksekliği, yoğun duygusal travmalar ve yumurtalık rezervinin tükenmesiyle ortaya çıkan erken menopoz nedenleriyle oluşabilmektedir.

Stres, Uyku Düzeni ve Kilo Değişimi Adetleri Etkiler mi?

Evet, bu faktörler adet düzenini doğrudan etkiler. Beyindeki adet döngüsünü başlatan merkez (hipotalamus), dış etkenlere karşı son derece hassastır. Şiddetli stres, vardiyalı çalışmaya bağlı uyku bozuklukları veya aniden verilen/alınan kilolar, beynin yumurtalıklara gönderdiği hormon sinyallerini (GnRH) bloke ederek yumurtlamayı durdurur ve adetin aylarca kesilmesine neden olur.

Yoğun Egzersiz ve Yetersiz Beslenme Adet Düzensizliğine Yol Açabilir mi?

Yoğun egzersiz ve yetersiz beslenme; vücudun yağ oranını kritik seviyelerin (yaklaşık %17’nin) altına düşürdüğü için adet düzensizliğine yol açar. Vücut yeterli enerji bulamadığında, hayatta kalma moduna (kıtlık alarmına) geçer ve üreme fonksiyonlarını gereksiz bir enerji harcaması olarak görüp kapatır. Bu tablo “Hipotalamik Amenore” olarak adlandırılır.

Tıbbi Kılavuzlar Işığında Normal Adet Döngüsü Parametreleri

“Uluslararası Jinekoloji ve Obstetrik Federasyonu (FIGO) Anormal Uterin Kanama (AUK) yönergelerine göre; sağlıklı bir yetişkin kadında normal adet döngüsü süresi 24 ile 38 gün arasında kabul edilmektedir (Genç kızlarda bu süre 45 güne kadar esneyebilir). Kanama süresi 8 günden kısa olmalı ve döngüden döngüye yaşanan sapma (değişkenlik) 7-9 günü aşmamalıdır. Bu parametrelerin dışında kalan her türlü kanama paterni ‘Adet Düzensizliği’ (AUK) kapsamında ele alınmalı ve sorunun kaynağını belirlemek için PALM-COEIN sınıflama sistemi (Polip, Adenomyozis, Leiomiyom, Malinite, Koagülopati, Ovulatuar bozukluk vb.) referans alınarak yapısal veya hormonal teşhis süreçleri işletilmelidir.”

Ergenlik Dönemindeki Adet Düzensizliklerinde Nasıl Bir Yol İzlenir?

Ergenlik dönemindeki adet düzensizliklerinde; ilk adet kanamasından (menarş) sonraki 1-2 yıl boyunca beynin ve yumurtalıkların iletişiminin (hormonal aksın) henüz tam olgunlaşmamasına bağlı gecikmeler normal (fizyolojik) kabul edilir. Ancak kanama 3 aydan uzun süre yoksa veya kanama miktarı hastayı kansız bırakacak kadar sel şeklindeyse mutlaka pıhtılaşma testleri ve ultrasonla araştırılır.

Doğum Sonrası ve Emzirirken Adet Düzeni Nasıl Değerlendirilir?

Doğum sonrası ve emzirirken adet düzeni; vücutta salgılanan yüksek “Prolaktin” (süt) hormonunun yumurtlamayı doğal olarak baskılaması nedeniyle genellikle uzun süre adet görmeme (laktasyonel amenore) şeklinde değerlendirilir. Emziren annelerde adetlerin tamamen kesilmesi veya birkaç ayda bir düzensiz lekelenmeler şeklinde gelmesi tıbben tamamen normal ve fizyolojik bir bekleyiş sürecidir.

Menopoza Yaklaşırken Düzensizleşen Adetler İçin Hangi Kontroller Yapılır?

Menopoza yaklaşırken (Perimenopoz) düzensizleşen adetlerde; yumurtalık rezervinin azalmasına bağlı döngü bozuklukları normal olsa da; bu yaş grubunda rahim içi zarı kanseri (endometrium kanseri) riski arttığı için uzayan veya sıklaşan kanamalarda mutlaka ultrasonla rahim zarı kalınlığı ölçülür. Şüpheli kalınlaşmalarda, tanıyı netleştirmek için rahim içinden biyopsi (parça) alınması hayat kurtarıcıdır.

Polikistik Over Sendromu Adet Düzensizliği Açısından Nasıl Araştırılır?

Polikistik Over Sendromu (PKOS); adet düzensizliğinin en yaygın nedenidir. Araştırmada hastanın yılda 8’den az adet görüp görmediği (gecikmeler), vücudunda erkek tipi tüylenme veya sivilcelenme olup olmadığı sorgulanır. Kandan bakılan hormonlarda testosteron/LH yüksekliği aranır ve ultrasonda yumurtalıkların çevresinde dizilmiş milimetrik (inci kolye gibi) kistçiklerin varlığı teyit edilerek kesin tanı konulur.

Tiroid ve Diğer Hormon Sorunları Adet Düzenini Nasıl Etkileyebilir?

Tiroid ve diğer hormon sorunları; yumurtlama mekanizmasını doğrudan bozarak adetleri etkiler. Tiroid bezinin az çalışması (hipotiroidi) veya çok çalışması (hipertiroidi) adet gecikmelerine veya aşırı kanamalara neden olur. Aynı şekilde beyindeki hipofiz bezinden salgılanan “Prolaktin” hormonunun stres veya iyi huylu tümörler nedeniyle yükselmesi (hiperprolaktinemi), adetleri tamamen kesebilir.

Spiral ve Doğum Kontrol İlaçları Kanama Düzenini Değiştirebilir mi?

Evet, bu yöntemler kanama düzenini belirgin şekilde değiştirir. Bakırlı spiraller adet kanamasını artırıp gününü uzatabilirken, hormonlu spiraller kanamayı çok aza indirir veya tamamen keser. Doğum kontrol hapları ise ilk kullanıldıkları aylarda (alışma sürecinde) ara kanamalar (lekelenmeler) yapabilir ancak sonrasında döngüyü saat gibi tam 28 güne sabitleyerek düzenler.

Adet Düzensizliğinde Hangi Kan Testleri İstenir?

Adet düzensizliğinde istenen kan testleri; yumurtalık kapasitesini ölçen FSH, LH, Estradiol (E2) ve AMH; yumurtlamayı engelleyebilecek faktörleri bulmak için Prolaktin, TSH (tiroid) ve serbest Testosteron (erkeklik hormonu) testleridir. Kanamanın çok yoğun olduğu durumlarda ise hastanın kansızlık derecesini saptamak için Tam Kan Sayımı (Hemogram) mutlaka panele eklenir.

Hormon Testleri İçin Adetin Belirli Bir Gününde Başvurmak Gerekir mi?

Hormon testleri için adetin 2. veya 3. günü başvurmak gerekir. Kadınlık hormonları (FSH, LH, Estradiol) döngünün her günü farklı seviyelerde dalgalanır. Bu hormonların bazal (en temel ve dinlenmiş) seviyelerini doğru bir şekilde ölçebilmek ve güvenilir sonuçlar elde etmek için kanın mutlaka adet kanamasının başladığı 2. veya 3. gün sabahı verilmesi tıbbi bir standarttır.

Ultrasonla Rahim ve Yumurtalıklarda Neler İncelenir?

Ultrasonla rahim ve yumurtalıklarda; kanama düzenini bozan anatomik (yapısal) engeller aranır. Rahim duvarında kanamayı artıran miyomlar, rahim zarı boşluğunda ara kanama yapan polipler veya kalınlaşmalar (hiperplazi) incelenir. Yumurtalıklarda ise PKOS görünümü, basit veya kanamalı kistlerin varlığı yüksek çözünürlüklü vajinal ultrasonografi ile milimetrik olarak değerlendirilir.

Adet Düzensizliği Tedavisi Altta Yatan Nedene Göre Nasıl Planlanır?

Tedavi altta yatan nedene göre planlanır; sorun hormonal eksiklik veya PKOS ise adet düzenleyici haplar veya doğum kontrol hapları verilir. Tiroid veya prolaktin sorunu varsa bu hormonları dengeleyen özel ilaçlar başlanır. Kanama düzensizliğinin sebebi polip veya miyom gibi anatomik bir kitleyse, tedavi medikal değil cerrahi (histeroskopi/laparoskopi) olarak planlanır.

Her Adet Düzensizliğinde İlaç Kullanmak Gerekir mi?

Her adet düzensizliğinde ilaç kullanmak gerekmez. Eğer gecikme sadece o aya mahsus ağır bir stres, mevsim geçişi veya diyet nedeniyle yaşanmışsa bedenin kendi dengesini bulması beklenir. PKOS’lu hastalarda ise bazen sadece %5-10 oranında kilo vermek veya düzenli spora başlamak, hiçbir ilaca gerek kalmadan yumurtlamayı tetikleyerek adetleri tamamen düzeltebilir.

Gebelik İsteyenlerde Adet Düzensizliği ve Yumurtlama Nasıl Takip Edilir?

Gebelik isteyenlerde yumurtlama takibi; adet düzensizliği olduğu için evdeki yumurtlama (ovülasyon) testleriyle yapılamaz. Bu hastalarda doğum kontrol hapları kesinlikle verilmez. Bunun yerine, ultrasonla yumurta kesesinin (folikülün) büyümesi hekim tarafından gün gün izlenir veya hastaya yumurta geliştirici hafif dozlu haplar/iğneler verilerek yumurtlama planlı olarak desteklenir.

Uzun Süre Adet Görmeyenlerde Rahim İç Duvarı Neden Değerlendirilir?

Uzun süre adet görmeyenlerde rahim iç duvarı (endometrium) değerlendirmesi; rahim zarının kalınlaşıp kalınlaşmadığını (hiperplazi riskini) kontrol etmek için çok önemlidir. Düzenli dökülemeyen (kanamayan) rahim zarı, östrojenin etkisiyle sürekli kalınlaşırsa yıllar içinde hücre yapısı bozularak rahim zarı kanserine zemin hazırlayabilir. Bu nedenle adetler aylarca kesintiye uğramamalı, ilaçla söktürülmelidir.

Düzensiz Kanamaya Hangi Belirtiler Eşlik Ederse Gecikmeden Başvurulmalıdır?

Gecikmeden başvurulması gereken belirtiler; düzensiz kanamanın saatte bir büyük ped dolduracak kadar şiddetli (sel gibi) olması, iri pıhtıların düşmesi, baygınlık hissi, göz kararması, şiddetli kasık krampları, ateş veya kötü kokulu vajinal akıntının eşlik etmesidir. Bu durumlar dış gebelik, düşük, kist patlaması veya ciddi rahim enfeksiyonu habercisi olabilir.

Ankara Çankaya’da Adet Düzensizliği Tedavisinin Etkisi ve Kontrol Zamanı Nasıl Belirlenir?

Ankara Çankaya kliniğimizde tedavinin etkisi ve kontrol zamanı; başlanan ilaç tedavisine hastanın vücudunun verdiği tepkiye göre Prof. Dr. Burcu Kısa tarafından belirlenir. Genellikle tedaviye başlandıktan sonraki ilk 2-3 adet döngüsünde vücudun ilaca (hormonlara) adapte olması beklenir. Sonrasında 3. ayın sonunda yapılan kontrol muayenesiyle döngünün düzene girip girmediği teyit edilir.

Adet Düzensizliği Hakkında Sıkça Sorulan Sorular Nelerdir?

1. Adet söktürücü ilaçlar kısırlık yapar mı?

Kesinlikle yapmaz. Adet söktürücü ilaçlar, vücudun o ay kendi kendine üretemediği progesteron hormonunu dışarıdan takviye ederek rahim zarının sağlıklı bir şekilde dökülmesini sağlarlar. Yumurtalıklara zarar vermez veya gelecekteki doğurganlığınızı (kısırlık) olumsuz etkilemezler.

2. Mevsim geçişlerinde adet gecikmesi normal mi?

Evet, oldukça normaldir. Ani ısı değişiklikleri, seyahatler, vücudun sirkadiyen (biyolojik) ritmini etkilediği için beyindeki hormon merkezini (hipotalamus) anlık olarak strese sokabilir. Bu durum yılda 1-2 kez birkaç günlük veya haftalık gecikmelere yol açabilir.

3. Doğum kontrol hapı kullanırken adet azalması normal mi?

Evet, tamamen beklenen ve zararsız bir durumdur. Doğum kontrol hapları rahim iç zarının her ay kalınlaşmasını engeller. Dökülecek (kanayacak) zar ince olduğu için kanama miktarı çok azalır, hatta bazen sadece 1-2 gün lekelenme şeklinde geçebilir. Bu durum tıbben sağlıklıdır.

4. Adet düzensizliği polikistik over (PKOS) demek midir?

Her adet gecikmesi PKOS demek değildir. Tiroit sorunları, aşırı kilo alıp verme, kistler veya stres de adet düzensizliği yapar. PKOS diyebilmek için gecikmeyle birlikte tüylenme/sivilcelenme veya ultrasonda tipik polikistik yumurtalık görüntüsünden en az birinin daha olması gerekir.

5. Cinsel ilişki adeti erken getirir veya geciktirir mi?

Cinsel ilişkinin kendisi doğal hormon aksını doğrudan etkileyerek adeti erkene almaz veya geciktirmez. Sadece orgazm sırasında rahimde oluşan hafif kasılmalar, adetin başlaması beklenen günlerde kanamanın sökülmesini fiziksel olarak birkaç saat hızlandırabilir.

6. Adet gecikmesi için soğan kürü içmek işe yarar mı?

Halk arasında yaygın olmasına rağmen, soğan suyu veya diğer bitkisel kürlerin hormonal adet düzensizliklerini tedavi ettiğine dair hiçbir bilimsel kanıt yoktur. Kendi kendine gecikmenin düzelmesi tesadüfen bu kürlere denk gelebilir, asıl tıbbi muayeneyi geciktirdiği için risklidir.

7. Korunma iğneleri adeti keser mi?

Evet. Özellikle 3 aylık korunma iğneleri (sadece progesteron içerenler) yüksek dozu nedeniyle kadınların büyük bir kısmında rahim zarını tamamen incelterek adet kanamalarını kullanıldığı süre boyunca (aylarca) tamamen kesebilir, bu durum ilacın doğal bir yan etkisidir.

8. Sık sık ertesi gün hapı kullanmak adetimi bozar mı?

Kesinlikle bozar. Ertesi gün hapları çok yüksek dozda ani hormon yüklemesi yapar. Bir ay içinde sık kullanılması veya rutin bir korunma yöntemi gibi görülmesi, adet döngüsünü aylarca sürecek şekilde içinden çıkılmaz bir düzensizliğe ve ara kanamalara sürükler.

9. Kilo verirsem adetlerim düzelir mi?

Fazla kilolu veya obezite sınırındaki hastalarda, özellikle PKOS tablosu varsa, vücut ağırlığının sadece %5 ile %10’unu vermek bile insülin direncini kırarak ilaçsız bir şekilde yumurtlamayı yeniden başlatabilir ve adetleri mükemmel şekilde düzene sokabilir.

10. Genç kızlarda adet düzensizliği kaç yaşına kadar normaldir?

İlk adet kanamasını (menarş) takiben, beyin-yumurtalık hormonal aksının tamamen olgunlaşması zaman alır. Bu nedenle ilk adetten sonraki 1 ila 3 yıl boyunca yaşanan düzensizlikler, aylar süren gecikmeler hekimler tarafından çoğunlukla fizyolojik (normal) büyüme süreci olarak kabul edilir.

11. Adet kanamasının siyah veya koyu kahverengi olması hastalık mıdır?

Hayır, hastalık değildir. Adetin ilk günü veya son günlerinde gelen kanın renginin koyu (kahve/siyah) olması, kanın rahimde bir süre beklediği ve oksijenle temas ederek oksitlendiği anlamına gelir. Tamamen normal bir durumdur.

12. Adet düzensizliği kanser belirtisi olabilir mi?

Üreme çağındaki genç kadınlarda çok nadir olsa da, özellikle 40 yaşından sonra veya menopoza yakın dönemde başlayan sık ve yoğun kanamalar, rahim iç zarı (endometrium) kalınlaşmasının veya kanser öncüsü hücrelerin belirtisi olabileceği için mutlaka ciddiye alınmalıdır.

13. Miyomu olan her kadının adeti düzensiz midir?

Hayır. Rahmin dış yüzeyine doğru büyüyen miyomlar adet düzenini veya kanama miktarını hiç etkilemez. Sadece rahim iç boşluğuna doğru (submüköz) büyüyen veya kas tabakasını çok genişleten miyomlar adetin çok uzun ve aşırı kanamalı geçmesine neden olur.

14. Sürekli adet düzensizliği yaşamak erken menopoza sokar mı?

Adet düzensizliği (örneğin PKOS kaynaklı seyrek adet görmek) tek başına erken menopoza neden olmaz; yumurtalarınız tükenmez. Ancak adetlerinizin kesilmesinin sebebi yumurta rezervinizin (AMH) düşmesi ise, düzensizlik erken menopozun bir sebebi değil “sonucu” olarak yaşanmaktadır.

15. Adet düzensizliği tedavileri SGK kapsamında mı?

Evet. Adet düzensizlikleri kadının hormonal, üreme ve kemik sağlığını etkileyen tıbbi hastalıklar (PKOS, miyom, tiroid vb.) olduğu için, yapılan kan testleri, ultrasonografi işlemleri ve reçete edilen medikal ilaçlar devlet hastanelerinde SGK kapsamında karşılanmaktadır.

Bu içerik, kadın sağlığı konusunda anlaşılır ve doğru bilgi sunmak amacıyla hazırlanmış; tıbbi doğruluk ve güncellik açısından Prof. Dr. Burcu Kısa tarafından incelenmiş ve onaylanmıştır. Paylaşılan bilgiler genel bilgilendirme niteliğindedir; hekim muayenesinin, kişiye özel tanı ve tedavi önerilerinin yerine geçmez. Her kişinin sağlık durumu ve ihtiyaçları farklı olduğundan, değerlendirme ve tedavi süreci bireysel olarak planlanmalıdır.

Prof.Dr. Burcu Kısa

KADIN HASTALIKLARI VE
DOĞUM UZMANI

İletişim Bilgileri

88 Yorum

Prof. Dr. Burcu Kısa - Kadın Hastalıkları Ve Doğum Uzmanı Ankara

Diğer Hizmetlerim