Ankara Çankaya’da Genital Siğil Tedavisi ve HPV Değerlendirmesi
Ankara Çankaya’da genital siğil tedavisi ve HPV değerlendirmesi; İnsan Papilloma Virüsü’nün (HPV) neden olduğu, genital bölgede karnabahar veya sivilce benzeri kabartılarla ortaya çıkan lezyonların, hastanın cilt yapısına ve siğilin yaygınlığına göre dondurma (kriyoterapi), yakma (koterizasyon), lazer veya medikal kremlerle iz bırakmadan tedavi edilmesini ve sonrasında rahim ağzı sağlığının koruyucu smear/HPV testleriyle güvence altına alınmasını kapsayan jinekolojik bir süreçtir.
Prof. Dr. Burcu Kısa yönetimindeki kliniğimizde, hastalarımızda sıklıkla yoğun bir psikolojik stres, utanç ve kanser korkusu yaratan genital siğil (kondilom) ve HPV enfeksiyonlarını derin bir empati, mahremiyet ve bilimsel şeffaflıkla ele alıyoruz. Genital siğiller veya HPV pozitifliği, cinsel yaşamı olan her kadının hayatının bir döneminde karşılaşabileceği son derece yaygın viral bir durumdur ve kesinlikle bir “suç” veya “kanser olduğunuzun kanıtı” değildir. Önemli olan, paniğe kapılmadan doğru tıbbi adımları atmaktır. Kliniğimizde temel yaklaşımımız; siğilleri dokunuza en az zararı verecek modern yöntemlerle estetik olarak temizlemek, bağışıklık sisteminizi destekleyecek yaşam tarzı düzenlemelerini planlamak ve rahim ağzı kanser taramalarınızı uluslararası standartlarda gerçekleştirerek sizi bu viral döngüden sağlıkla çıkarmaktır.
Genital Siğil Nedir ve HPV ile Nasıl Bir İlişkisi Vardır?
Genital siğil (Kondilom); doğrudan İnsan Papilloma Virüsü (HPV) enfeksiyonunun bir sonucu olarak ortaya çıkan, cilt renginde, kahverengi veya pembemsi olabilen, tekli veya çoklu (karnabahar görünümünde) ağrısız cilt kabartılarıdır. HPV’nin 200’den fazla tipi vardır; genital siğillere çoğunlukla kanser riski taşımayan (düşük riskli) HPV Tip 6 ve Tip 11 neden olmaktadır.
Genital Bölgede Görülen Her Kabartı Siğil midir?
Hayır, genital bölgede görülen her kabartı siğil değildir. Kıl dönmeleri, jilet kesiklerine bağlı kıl kökü iltihapları (folikülit), sivilceler, et benleri, yağ bezeleri veya cinsel yolla bulaşan başka bir enfeksiyon olan Molluskum Kontagiozum da siğil ile çok sık karıştırılır. Bu nedenle her lezyon, uzman bir jinekolog tarafından gözlemlenmeden siğil olarak etiketlenmemelidir.
Ankara Çankaya’da Genital Siğil Şüphesi Nasıl Değerlendirilir?
Ankara Çankaya kliniğimizde genital siğil şüphesi; Prof. Dr. Burcu Kısa tarafından yapılan detaylı ve ağrısız bir jinekolojik dış muayene (vulva, perine ve anal bölge gözlemi) ile değerlendirilir. Genellikle lezyonun tipik karnabahar benzeri görünümü tanı koymak için yeterlidir. Ayrıca spekulum muayenesi yapılarak siğillerin vajina içine veya rahim ağzına (serviks) yayılıp yayılmadığı dikkatlice incelenir.
Genital Siğiller Hangi Bölgelerde Görülebilir?
Genital siğiller; kadınlarda sıklıkla vajina girişinde, dış ve iç dudaklarda (labiumlar), klitoris çevresinde, makat etrafında (perianal bölge) ve kasık kıvrımlarında görülür. Dışarıdan fark edilmeyen ancak muayenede saptanan siğiller ise vajinanın derinliklerinde veya doğrudan rahim ağzının (serviks) üzerinde konumlanabilir. Çok nadiren ağız ve boğaz mukozasında da ortaya çıkabilmektedirler.
Genital Siğil Tanısı İçin HPV Testi Gerekir mi?
Genital siğil tanısı koymak için HPV testi şart değildir; tanısı klinik gözlemle (muayeneyle) konur. Ancak siğili olan bir kadında, siğil yapan tiplerle (Tip 6, 11) birlikte rahim ağzı kanserine yol açabilen yüksek riskli tiplerin (Tip 16, 18 vb.) de eşzamanlı olarak bulunma ihtimali yüksek olduğu için, rahim ağzı sağlığını kontrol etmek amacıyla HPV testi (tarama amaçlı) kesinlikle önerilir.
Siğile Neden Olan HPV Tipleri ile Rahim Ağzında Değişiklik Yapan Tipler Aynı mıdır?
Hayır, siğil yapan HPV tipleri ile rahim ağzında hücresel değişiklik (kanser öncüsü lezyon) yapan tipler aynı değildir. Siğiller çoğunlukla “Düşük Riskli” grupla oluşurken; kansere dönüşme potansiyeli olan lezyonlar “Yüksek Riskli” grupla ortaya çıkar. Ancak bir kişide aynı anda hem düşük hem de yüksek riskli virüs tipleri bulunabilir.
| HPV Risk Grubu | En Sık Görülen Tipler | Klinik Sonuçları ve Etkileri |
|---|---|---|
| Düşük Riskli (Low Risk) | Tip 6 ve Tip 11 | Genital siğillere (kondilomlara) neden olurlar. Kanser yapma (malignite) potansiyelleri yoktur veya yok denecek kadar azdır. |
| Yüksek Riskli (High Risk) | Tip 16, 18, 31, 33, 45, 52, 58 | Siğil yapmazlar. Rahim ağzı (serviks), vajina ve anüs hücrelerinde yapısal bozulmalara (CIN lezyonları) ve uzun vadede kansere yol açabilirler. |
Genital Siğiller Kaşıntı, Tahriş veya Kanama Yapabilir mi?
Evet, genital siğiller kaşıntı, tahriş ve kanama yapabilir. Çoğunlukla ağrısız olsalar da, özellikle iç çamaşırının sürtündüğü veya nemli kalan bölgelerde yerleşen siğillerde hafif kaşıntı ve batma hissi yaşanır. Siğiller kaşındığında, tıraş bıçağı (jilet) değdiğinde veya cinsel ilişki sırasında fiziksel bir sürtünmeye maruz kaldıklarında kolayca tahriş olup kanayabilirler.
Genital Siğil Tedavisinde Hangi Yöntemler Değerlendirilir?
Genital siğil tedavisinde; hastanın durumuna göre asit veya bağışıklık düzenleyici içerikli medikal kremler/solüsyonlar, sıvı azot ile siğili dondurma (Kriyoterapi), elektrik akımı ile yakma (Koterizasyon), karbondioksit (CO2) lazer ile buharlaştırma veya çok büyük karnabahar şeklindeki kitlelerde cerrahi olarak kesip çıkarma (Eksizyon) yöntemlerinden en uygun olanı değerlendirilir.
Siğillerin Sayısı, Boyutu ve Bulunduğu Yer Tedavi Seçimini Nasıl Etkiler?
Siğillerin klinik özellikleri tedavi seçimini; doğrudan belirler. Dış genital bölgedeki birkaç adet küçük siğil için dondurma işlemi (kriyoterapi) veya kremler yeterli olurken; vajina içinde veya rahim ağzında bulunan siğillerde, dokuya daha hassas müdahale imkânı sunan lazer veya koterizasyon (yakma) tercih edilir. Çok geniş alana yayılmış dev lezyonlarda ise cerrahi eksizyon gerekir.
Genital Siğiller İçin Krem veya Solüsyon Tedavisi Ne Zaman Düşünülür?
Krem veya solüsyon tedavisi; dış genital bölgede (vulvada) yer alan, sayısı az, boyutu küçük ve yumuşak yapılı siğillerde düşünülür. Vajina içine veya rahim ağzına sürülmeleri tehlikelidir. Hasta tarafından evde uygulanabilen (imikimod vb.) kremler bağışıklığı uyarırken, asidik solüsyonlar siğili eritir. Ancak bu tedaviler haftalar sürebilir ve etrafındaki sağlıklı cildi tahriş etme riski taşır.
Genital Siğillerde Dondurma İşlemi Nasıl Uygulanır?
Dondurma işlemi (Kriyoterapi); sıvı azot (likit nitrojen) veya karbondioksit gazı kullanılarak siğilin ortalama -40 ile -80 derece arasında dondurulması prensibine dayanır. İşlem sırasında anesteziye gerek duyulmaz, hafif bir batma veya yanma hissedilir. Dondurulan siğil hücreleri ölür ve birkaç gün içinde kabuk bağlayarak sağlıklı dokudan kendiliğinden dökülür.
Genital Siğillerin Yakılması veya Cerrahi Olarak Alınması Ne Zaman Gerekir?
Yakılması (Koterizasyon) veya cerrahi olarak alınması; siğillerin sayısı çok fazlaysa, sert (keratinize) ve büyük bir yapıdaysa, dondurma işlemine/kremlere direnç gösterdiyse veya vajina içi/rahim ağzı gibi ulaşılması zor alanlardaysa gerekir. Yakma işlemi lokal anestezi (uyuşturma) altında yapılır ve siğiller anında yok edildiği için tek seansta en hızlı ve en yüksek klinik başarıyı sağlar.
Hangi Genital Lezyonlardan Biyopsi Alınması Gerekebilir?
Biyopsi alınması gereken lezyonlar; standart siğil görünümüne uymayan, renk değiştirmiş (siyahlaşmış veya çok kırmızı), uygulanan tüm tedavilere rağmen sürekli tekrarlayan veya menopoz sonrası dönemdeki kadınlarda aniden ortaya çıkan atipik kabartılardır. Bu lezyonların altında Vulva Kanseri (VIN lezyonları) veya nadir cilt hastalıkları olup olmadığını dışlamak için lokal anesteziyle küçük bir parça (biyopsi) alınarak patolojiye gönderilir.
Tıbbi Kılavuzlar Işığında HPV Enfeksiyonu ve Siğil Tedavisi
“Amerika Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi (CDC) ve Uluslararası Papillomavirüs Derneği (IPVS) klinik yönergelerine göre; genital siğillerin tedavisindeki temel amaç lezyonun (siğilin) ortadan kaldırılmasıdır. Tıbbi tedaviler veya cerrahi işlemler virüsün (HPV) vücuttan tamamen silinmesini (eradikasyonunu) garanti etmez. Ancak siğillerin temizlenmesi, hem bulaştırıcılık riskini (viral yükü) önemli ölçüde düşürür hem de hastanın psikolojik stresini hafifleterek yaşam kalitesini artırır. Kılavuzlar, kişinin bağışıklık sisteminin (immün yanıtının) virüsü ortalama 1-2 yıl içerisinde %80-90 oranında vücuttan kendiliğinden temizleyebildiğini vurgulayarak, bu süreçte düzenli rahim ağzı taramalarının (Smear/HPV testi) aksatılmamasının ve sigaranın bırakılmasının en kritik faktörler olduğunu belirtmektedir.”
Gebelikte Genital Siğil Tedavisi Nasıl Planlanır?
Gebelikte genital siğil tedavisi; hamilelik hormonlarına bağlı olarak siğillerin hızla büyüme eğilimi göstermesi nedeniyle özel bir hassasiyetle planlanır. Bebeğe zarar verebileceği için kimyasal kremler (medikal solüsyonlar) gebelikte kesinlikle kullanılmaz. Tedavide en güvenli yöntemler sıvı azot ile dondurma (kriyoterapi) veya lokal anestezi eşliğinde yakma/lazer (koterizasyon) işlemleridir.
Genital Siğil Tedavisinin Olası Yan Etkileri Nelerdir?
Tedavisinin olası yan etkileri; uygulanan yönteme (yakma, dondurma, lazer) bağlı olarak genellikle işlem yapılan bölgede hafif bir kızarıklık, şişlik (ödem), geçici bir yanma hissi ve kabuklanmadır. Koterizasyon veya cerrahi sonrası nadiren hafif bir lekelenme veya enfeksiyon gelişebilir. Koyu tenli hastalarda iyileşen siğil yerlerinde cilt renginde hafif açılmalar (hipopigmentasyon) gözlemlenebilmektedir.
Tedavi Sonrasında Genital Bölgenin Bakımı Nasıl Yapılır?
Tedavi sonrasında genital bölgenin bakımı; yaranın enfekte olmasını önlemek ve hızlı iyileşmeyi sağlamak için bölgenin kuru ve temiz tutulmasıyla yapılır. İşlemden sonra hekimin önerdiği epitelizan (doku yenileyici) ve antibiyotikli kremler düzenli kullanılmalı, dar veya sentetik iç çamaşırları giyilmemeli, tam iyileşme sağlanana kadar cinsel ilişkiye girilmemeli ve bölgeye kesinlikle jilet/ağda uygulanmamalıdır.
Genital Siğiller Tedaviden Sonra Tekrarlayabilir mi?
Evet, genital siğiller tedaviden sonra tekrarlayabilir (nüks edebilir). Tedavi işlemleri ciltte görünen siğili (lezyonu) yok eder, ancak hücrenin içine yerleşmiş olan HPV virüsünü öldürmez. Hastanın bağışıklık sistemi düştüğünde, aşırı stres altında veya sigara kullanımı devam ettiğinde, virüs aktifleşerek aynı bölgede veya çevresinde yeniden siğil üretebilir; bu durumda tekrar tedavi uygulanır.
Siğillerin Kaybolması HPV’nin de Kaybolduğu Anlamına Gelir mi?
Hayır, siğillerin kaybolması HPV’nin vücuttan atıldığı anlamına gelmez. Siğilin yok olması sadece hastalığın “aktif” (belirti veren) döneminin bittiğini gösterir. Virüs (HPV), deri hücrelerinin derinliklerinde sessiz (latent) formda yaşamaya devam edebilir. Virüsün vücuttan tamamen atılması (negatifleşmesi), kişinin kendi bağışıklık sisteminin gücüyle ortalama 1 ile 2 yıl arasında gerçekleşmektedir.
Genital Siğili Olanlarda Smear ve HPV Taraması Nasıl Planlanır?
Siğili olanlarda Smear ve HPV taraması; siğili yapan tipin yanı sıra kanser yapan tiplerin de (Tip 16, 18 vb.) hastada olup olmadığını görmek için acilen planlanır. Vajina dışındaki siğiller temizlendikten veya uygun bir seansta, rahim ağzından fırça yardımıyla sürüntü alınarak hem hücrelerin sağlığı (Smear) hem de virüsün tipi (HPV DNA tiplemesi) laboratuvarda araştırılır.
HPV Testi Pozitif Çıkarsa Sonraki Adım Nedir?
HPV testi pozitif çıkarsa sonraki adım; virüsün hangi “tip” olduğuna ve eşzamanlı alınan Smear testinin sonucuna göre belirlenir. Eğer düşük riskli tipler saptanırsa sadece yıllık takip önerilir. Ancak Tip 16, Tip 18 saptanırsa veya Smear testinde anormal hücreler (ASCUS, LSIL vb.) tespit edilirse, rahim ağzını büyüteçle incelemek için “Kolposkopi” işlemine geçilir.
HPV Takibinde Kolposkopi Hangi Durumlarda Gerekir?
Kolposkopi işlemi; smear testi sonucu hücresel bozulma (kanser öncüsü lezyon) gösterdiğinde veya HPV taramasında en yüksek kanser riski taşıyan Tip 16 veya Tip 18 virüsleri pozitif bulunduğunda kesinlikle gerekir. Kolposkopi cihazı rahim ağzını ışıklı bir mikroskop gibi büyütür; şüpheli alanlara özel boyalar sürülerek renk değiştiren bölgelerden biyopsi (parça) alınmasını sağlar.
Genital Siğil Varlığında Partnerin Değerlendirilmesi ve Cinsel Yaşam Nasıl Ele Alınır?
Genital siğil varlığında cinsel yaşam; lezyonlar (siğiller) tamamen temizlenene ve cilt iyileşene kadar hem tedavinin selameti hem de bulaşmayı önlemek için durdurulmalıdır. Siğiller iyileştikten sonra da HPV virüsü atılana kadar mutlaka prezervatif (kondom) kullanılmalıdır. Erkek partnerin de üroloji uzmanı tarafından muayene edilmesi, olası siğillerin tespit edilip tedavi edilmesi bulaşma döngüsünü (ping-pong etkisini) kırmak için şarttır.
Genital Siğil veya HPV Öyküsü Olanlarda HPV Aşısı Değerlendirilebilir mi?
Evet, siğil veya HPV öyküsü olanlarda HPV aşısı kesinlikle değerlendirilmelidir. Aşı, vücudunuzda mevcut olan virüsü veya aktif siğili tedavi etmez; ancak aşının içinde bulunan diğer HPV tiplerine karşı sizi ömür boyu koruma altına alır. Ayrıca araştırmalar, mevcut enfeksiyonu geçirenlerde aşılanmanın, bağışıklık sistemini destekleyerek hastalığın tekrarlama (nüks) riskini azalttığını göstermektedir.
Ankara Çankaya’da Genital Siğil Tedavisi ve HPV Kontrolleri Hangi Aralıklarla Yapılır?
Ankara Çankaya kliniğimizde tedavi ve kontroller; siğil işlemi yapıldıktan 2-3 hafta sonra dokunun iyileşmesini görmek ve gözden kaçan mikroskobik odakları temizlemek amacıyla yapılan ilk kontrolle başlar. Sonrasında nüks (tekrarlama) varlığını izlemek için 3. ve 6. aylarda hasta takibe çağrılır. HPV virüsünün vücuttan atılıp atılmadığını kontrol etmek için ise HPV DNA testi bir yılın sonunda tekrarlanır.
Genital Siğil Tedavisi ve HPV Takibi Hakkında Sıkça Sorulan Sorular Nelerdir?
1. Genital siğil kendiliğinden geçer mi?
Bağışıklık sistemi çok güçlü olan bazı genç hastalarda genital siğillerin aylara yayılan bir süre içinde kendiliğinden gerileyip kaybolduğu vakalar görülmüştür. Ancak bu çok düşük bir ihtimaldir. Beklemek, siğillerin vajina içine veya makata doğru daha da yayılmasına ve partnerinize bulaşma riskinin artmasına neden olacağı için hekimler tarafından “bekle-gör” taktiği asla önerilmez.
2. Siğili sıkmak veya koparmak tehlikeli mi?
Kesinlikle çok tehlikelidir. Siğili sıkmak, jiletle kesmek veya elinizle koparmak siğilin içindeki milyarlarca viral (virüs) partikülünün çevre cilt dokusuna saçılmasına neden olur. Bu durum, tek bir siğilin birkaç hafta içinde o bölgede onlarca yeni siğil (karnabahar şeklinde) oluşturmasına ve ciddi cilt enfeksiyonlarına yol açar.
3. HPV sadece cinsel ilişkiyle mi bulaşır?
HPV %99 oranında cinsel ilişki ve genital bölgenin (cildin cilde) sürtünmesi yoluyla bulaşır. Tam bir cinsel birleşme (penetrasyon) olması şart değildir; dışarıdan sürtünme veya oral temas da bulaşma için yeterlidir. Hamam, havuz, ortak havlu veya tuvalet kapağından bulaşma ihtimali tıbbi olarak kanıtlanmamıştır ve son derece uzak bir ihtimaldir.
4. HPV teşhisi eşimden/partnerimden yeni bulaştığını mı gösterir?
Hayır. HPV virüsü vücuda (hücre içine) girdikten sonra yıllarca, hatta on yıllarca hiçbir belirti vermeden ve siğil yapmadan sessizce kalabilir. Siğilin veya test pozitifliğinin bugün ortaya çıkması, virüsün yakın zamanda bulaştığı anlamına gelmez. Bu durum, virüsün uzun zaman önce kapılıp, bağışıklık sisteminizin bugün düştüğü için aktifleştiğini gösterir.
5. Kondom (prezervatif) kullanmak siğil bulaşmasını kesin önler mi?
Prezervatif (kondom) kullanımı rahim ağzını ve vajina içini koruyarak bulaş riskini ciddi oranda düşürür. Ancak prezervatif, testis torbasını (skrotum), vulva dış dudaklarını, kasıkları ve makat çevresini kapatmaz. Virüs korunmayan cilt bölgelerinin sürtünmesiyle de geçebileceği için kondom %100 mutlak bir koruma sağlamaz.
6. Genital siğillerim var, rahim ağzı kanseri olur muyum?
Genital siğillerin %90’ını oluşturan Tip 6 ve Tip 11 gibi düşük riskli HPV tiplerinin kansere dönüşme (malignite) potansiyeli neredeyse sıfırdır. Siğilinizin olması kanser olduğunuz veya olacağınız anlamına gelmez. Ancak sizde aynı anda kanser yapan (Tip 16, 18 gibi) yüksek riskli virüslerin de bulunma ihtimaline karşı rahim ağzı taraması (Smear) yaptırmanız hayati önem taşır.
7. Elma sirkesi siğillere iyi gelir mi?
İnternette sıkça yayılan elma sirkesi, çay ağacı yağı veya sarımsak gibi alternatif yöntemlerin siğil tedavisinde hiçbir tıbbi geçerliliği yoktur. Aksine, bu asidik maddeleri genital bölgenin hassas derisine sürmek, ciddi cilt yanıklarına, yaralara ve iyileşmesi çok zor olan kalıcı izlere neden olmaktadır.
8. Yakma (Koterizasyon) işlemi çok acıtır mı?
Hayır. Siğil yakma işlemi öncesinde, siğillerin etrafına ince uçlu iğnelerle lokal anestezi (uyuşturucu iğne) yapılır veya bölgesel uyuşturucu kremler sürülür. Hasta işlem sırasında hiçbir acı hissetmez. Eğer lezyonlar çok yaygınsa ve hasta panik yapıyorsa, işlem hafif bir uyku (sedasyon anestezi) altında da konforlu bir şekilde yapılabilmektedir.
9. HPV virüsü vücuttan nasıl atılır?
Tıpta virüsü doğrudan öldürecek bir “HPV ilacı” veya şurubu yoktur. Virüsün vücuttan atılmasını (negatifleşmesini) sağlayan tek şey kendi bağışıklık sisteminizdir. Sigarayı bırakmak, stresten uzak durmak, düzenli uyku, sağlıklı beslenme ve bazı AHCC (mantar özütü) veya multivitamin takviyeleri kullanarak bağışıklığınızı güçlendirdiğinizde, vücudunuz virüsü 1-2 yıl içinde çoğunlukla yenecektir.
10. Genital siğiller kısırlık (infertilite) yapar mı?
Hayır. Genital siğiller veya HPV enfeksiyonu yumurtalıklara, rahmin iç zarına (endometriuma) veya tüplere yerleşmez ve buralara zarar vermez. Bu nedenle siğiller kadında doğurganlığı düşürmez, kısırlığa yol açmaz ve tüp bebek tedavilerine hiçbir şekilde engel teşkil etmez.
11. Siğillerim varken hamile kalabilir miyim?
Evet, hamile kalabilirsiniz. Ancak siğiller hamilelik döneminde değişen hormonların (bağışıklığın baskılanmasının) etkisiyle çok hızlı bir şekilde büyüme ve karnabahar şeklinde devasa boyutlara ulaşma eğilimindedir. Bu nedenle planlı bir gebelik düşünülüyorsa, hamile kalmadan önce siğillerin yakılarak veya dondurularak tamamen tedavi edilmesi en güvenli yoldur.
12. Genital siğili olan kadınlar normal doğum yapabilir mi?
Eğer siğiller tedavi edilmişse veya vajina girişini kapatacak kadar büyük değilse normal doğum yapılabilir. Ancak vajinada veya rahim ağzında çok yaygın, devasa siğiller varsa (doğum kanalını tıkıyorsa), kanama riski nedeniyle veya bebeğin yutak borusuna virüsün bulaşmasını (Laringeal Papillomatoz) önlemek adına hekim kontrolünde Sezaryen kararı alınabilir.
13. Cinsel partnerimde siğil yok, bana nereden bulaştı?
HPV taşıyıcısı olan erkeklerin büyük bir çoğunluğunda virüs hiçbir zaman siğil (lezyon) oluşturmaz. Erkeklerde virüs cildin altında sessizce bekleyebilir. Partnerinizde gözle görülür bir siğil olmaması, onun HPV taşımadığı anlamına gelmez; enfeksiyon belirtisiz (asemptomatik) bir taşıyıcıdan da kolaylıkla size bulaşmış olabilir.
14. Lazerle siğil tedavisi iz bırakır mı?
Karbondioksit (CO2) lazer, genital siğil tedavisindeki en kozmetik ve en modern yöntemlerden biridir. Lazer ışını, çevredeki sağlıklı dokuya hiç zarar vermeden sadece siğil hücresini hedef alıp buharlaştırdığı için iyileşme süreci çok hızlıdır ve işlem bölgesinde genellikle hiçbir yara veya skar (kesi) izi bırakmaz.
15. Genital siğil muayene ve tedavilerini devlet (SGK) karşılıyor mu?
Evet. Genital siğiller bulaşıcı viral bir enfeksiyon hastalığıdır. Bu nedenle teşhis amaçlı yapılan jinekolojik muayeneler, rahim ağzı taramaları (Smear/HPV testleri) ve siğil yakma (koterizasyon) veya dondurma (kriyoterapi) gibi cerrahi işlemler devlet hastanelerinde ve anlaşmalı merkezlerde Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) kapsamında uygulanmaktadır.





