İçindekiler

Ankara Çankaya’da İdrar Kaçırma (Üriner İnkontinans) Değerlendirmesi ve Tedavisi

Ankara Çankaya’da idrar kaçırma (üriner inkontinans) tedavimiz; kadınlarda yaş, doğum veya hormonal nedenlerle zayıflayan pelvik taban kaslarının yol açtığı istemsiz idrar tutamama sorununun, detaylı ürojinekolojik muayenelerle tipinin (stres, sıkışma veya karma) belirlenmesini ve hastanın yaşam kalitesini artırmak amacıyla pelvik egzersizler, ilaçlar veya minimal invaziv askı ameliyatlarıyla kişiye özel tedavi edilmesini kapsayan bir tıbbi süreçtir.

Prof. Dr. Burcu Kısa yönetimindeki kliniğimizde, kadınların sosyal hayatını, psikolojisini ve fiziksel özgüvenini derinden sarsan, çoğu zaman “yaşlanmanın doğal bir sonucu” olarak görülüp saklanan idrar kaçırma şikâyetlerini şeffaf ve bilimsel bir yaklaşımla ele alıyoruz. İdrar kaçırma, kaderiniz veya katlanmak zorunda olduğunuz bir durum değildir. Doğru teşhis ve modern tıbbın sunduğu organ koruyucu, konforlu yöntemlerle bu sorunu arkanızda bırakarak günlük yaşantınıza güvenle devam etmeniz hedeflenmektedir.

İdrar Kaçırma Nedir ve Hangi Şekillerde Görülür?

İdrar kaçırma (üriner inkontinans); mesane (idrar torbası) kontrolünün kaybedilerek istemsiz ve kontrol dışı idrar sızdırma durumudur. Temel olarak üç şekilde görülür: Fiziksel eforla olan “Stres Tipi”, aniden tuvalete yetişememe hissiyle olan “Sıkışma (Urge) Tipi” ve her iki durumun aynı hastada birlikte yaşandığı “Karma (Mikst) Tip” idrar kaçırma.

Kadınlarda İdrar Kaçırma Neden Olur?

Kadınlarda idrar kaçırma nedenleri; pelvik taban kaslarını ve idrar yolu bağlarını zayıflatan zorlu normal doğumlar, iri bebek doğurma, genetik bağ dokusu zayıflığı, aşırı kilo (obezite), menopoz döneminde azalan östrojen hormonunun dokuları inceltmesi, kronik öksürük (astım, KOAH, sigara) ve sürekli kabızlığa bağlı ıkınma gibi karın içi basıncını artıran faktörlerdir.

Öksürürken, Hapşırırken veya Gülerken İdrar Kaçırma Neyi Gösterir?

Öksürürken, hapşırırken veya gülerken idrar kaçırma; tıpta “Stres Tipi İdrar Kaçırma (SÜİ)” olarak adlandırılan ve pelvik taban kaslarının zayıfladığını gösteren klinik tablodur. Karın içi basıncını aniden artıran bu eylemler sırasında, idrar kesesi boynu ve idrar kanalı (üretra) yeterince sıkı kapanamaz, anatomik destek eksikliğinden dolayı istemsiz idrar sızıntısı yaşanır.

Ani Sıkışma Hissiyle Tuvalete Yetişememe Nasıl Değerlendirilir?

Ani sıkışma hissiyle tuvalete yetişememe; “Sıkışma Tipi (Urge) İdrar Kaçırma” veya “Aşırı Aktif Mesane” sendromu olarak değerlendirilir. Bu durum, idrar torbasındaki (detrusor) kasların, mesane tam dolmadan bile aniden ve istemsiz bir şekilde kasılması (spazmı) sonucunda oluşur. Hasta aniden gelen şiddetli tuvalet hissini bastıramaz ve tuvalete ulaşamadan idrarını kaçırır.

Ankara Çankaya’da İdrar Kaçırma Şikâyeti İçin İlk Muayene Neleri Kapsar?

Ankara Çankaya kliniğimizde ilk muayene; hastanın detaylı sıvı alım ve tuvalet alışkanlıklarının dinlenmesini, jinekolojik masada pelvik organ sarkması (mesane/rahim) olup olmadığının incelenmesini kapsar. Hekim tarafından “Stres Testi” yapılarak, hastanın öksürmesi veya ıkınması sırasındaki idrar sızıntısı gözlemlenir ve sorunun anatomik boyutu fiziksel olarak değerlendirilir.

İdrar Kaçırma ile Sık İdrara Çıkma Arasındaki Fark Nedir?

İdrar kaçırma ile sık idrara çıkma arasındaki fark; kaçırmada idrarın kişinin kontrolü dışında (istemsizce) çamaşıra sızması söz konusudur. Sık idrara çıkma (pollakiüri) ise, hastanın idrarını tutabildiği ancak mesanesinde sürekli bir doluluk hissederek günde 8 kereden fazla kendi isteği ve kontrolüyle tuvalete gitme ihtiyacı duyması durumudur.

Doğum Sonrası Başlayan İdrar Kaçırma Ne Zaman Değerlendirilmelidir?

Doğum sonrası başlayan idrar kaçırma; gebelik hormonlarının etkisinin azaldığı ve dokuların doğal toparlanma sürecini tamamladığı 6. haftanın (lohusalık bitimi) sonunda yapılacak rutin kontrolde mutlaka değerlendirilmelidir. Doğum sonrası ilk aylarda yaşanan hafif sızıntılar fizyolojik kabul edilebilir, ancak 3 ile 6 ayı geçen şikayetler kalıcı hasar belirtisidir ve tıbbi müdahale gerektirir.

Menopoz Dönemi İdrar Kontrolünü Nasıl Etkileyebilir?

Menopoz dönemi idrar kontrolünü; yumurtalıkların östrojen üretimini durdurması nedeniyle doğrudan olumsuz etkiler. Östrojen eksikliği, idrar kanalının (üretra) iç yüzeyini inceltir, kanlanmasını bozar ve sızdırmazlık sağlayan mukoza yastıkçıklarını zayıflatır. Ayrıca mesane kasları esnekliğini kaybederek menopoz döneminde hem stres tipi hem de sıkışma tipi kaçırma oranlarını ciddi şekilde artırır.

İdrar Kaçırmaya Yanma veya İdrarda Kan Eşlik Ediyorsa Ne Yapılmalıdır?

İdrar kaçırmaya yanma veya kan (hematüri) eşlik ediyorsa; bu tablo basit bir pelvik kas zayıflığı değil, idrar yolu enfeksiyonu (sistit), mesane taşı veya idrar yolları ile ilgili çok daha ciddi bir hastalığın belirtisi olabileceği için zaman kaybedilmeden tam idrar tahlili ve idrar kültürü yapılarak hekim değerlendirmesine başvurulmalıdır.

Kullanılan İlaçlar, Kabızlık ve Günlük Alışkanlıklar İdrar Kaçırmayı Etkiler mi?

İlaçlar, kabızlık ve alışkanlıklar; idrar kaçırmayı doğrudan etkiler. Tansiyon için kullanılan idrar söktürücüler (diüretikler) veya kas gevşeticiler şikayetleri artırabilir. Kronik kabızlık, dolu bağırsağın mesaneye fiziksel baskı yapmasına neden olurken; aşırı kahve (kafein), asitli içecekler ve sigara kullanımı mesane kasını tahriş ederek ani sıkışma hissini tetiklemektedir.

Mesaneyi Tahriş Eden FaktörlerEtki Mekanizması
Kafein (Çay, Kahve, Kola)Mesane kasını aşırı uyararak ani kasılmalara ve sıkışmaya neden olur.
Kronik KabızlıkDolu kalın bağırsak mesaneye basınç yapar, kapasitesini daraltır.
Obezite (Aşırı Kilo)Karın içi basıncını artırarak pelvik taban kaslarını yorar ve sızdırmazlığı bozar.

İdrar Kaçırma Muayenesinde Pelvik Taban ve Sarkma Açısından Nelere Bakılır?

Muayenede pelvik taban ve sarkma açısından; ön vajina duvarından idrar torbasının (sistosel) sarkıp sarkmadığına, idrar kanalının (üretra) hareketliliğine (hipermobilite) ve pelvik taban kaslarının kasılma gücüne bakılır. Sarkan bir mesane, idrar yolunun anatomik açısını bozduğu için idrar kaçırmanın fiziksel (mekanik) temelini oluşturur ve cerrahi planlamaya rehberlik eder.

Mesane Günlüğü Nedir ve Nasıl Tutulur?

Mesane günlüğü; idrar kaçırma tipini doğru teşhis edebilmek için hastadan 3 gün boyunca içtiği sıvı miktarını, tuvalete gitme saatlerini, çıkardığı idrar hacmini ve kaçırma anlarındaki eylemlerini (öksürme, uyuma vb.) bir forma kaydetmesinin istendiği tıbbi bir takip aracıdır. Bu günlük, mesane kapasitesini ve hastanın alışkanlıklarını objektif olarak ortaya koyar.

İdrar Kaçırma İçin Hangi Tahlil ve Tetkikler Gerekebilir?

Gereken tahlil ve tetkikler; enfeksiyonları ekarte etmek için tam idrar tahlili ve idrar kültürü; pelvik organların ve böbreklerin durumunu görmek, ayrıca tuvalete çıktıktan sonra mesanede kalan idrar miktarını (PVR – post void residual) ölçmek için jinekolojik veya üriner ultrasonografi testleridir. Bu testler tedavinin temel yol haritasını oluşturur.

Tıbbi Kılavuzlar Işığında Minimal İnvaziv Askı Cerrahileri

“Uluslararası Kontinans Derneği (ICS) ve Amerikan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanları Birliği (ACOG) güncel bilimsel yönergelerine göre; konservatif (egzersiz) tedavilere yanıt vermeyen Stres Üriner İnkontinans (SÜİ) tedavisinde orta üretra askı ameliyatları (Mid-üretral sling – TOT/TVT), anatomik desteği yeniden sağlama ve uzun dönem hasta memnuniyeti açısından ‘altın standart’ minimal invaziv cerrahi yöntem olarak kabul edilmektedir.”

Ürodinami Testi Nedir ve Her Hastada Gerekir mi?

Ürodinami testi; mesanenin idrarı depolama ve boşaltma sırasındaki basınç ve kapasite değişimlerini bilgisayarlı kateterler yardımıyla ölçen ileri düzey bir fonksiyonal testtir. Her hastada gerekmez. Sadece ameliyat kararı verilmiş ancak şikayetleri karmaşık (hem stres hem sıkışma tipi) olan veya daha önce başarısız idrar kaçırma ameliyatı geçirmiş hastalarda planlamayı netleştirmek için istenir.

İdrar Kaçırmada Tedavi Seçimi Neye Göre Yapılır?

Tedavi seçimi; idrar kaçırmanın tipine (öksürmeyle olan stres mi, aniden gelen sıkışma mı), şikayetin günlük yaşamı ne kadar kısıtladığına ve muayenede saptanan anatomik sarkmanın derecesine göre yapılır. Sıkışma tipinde yaşam tarzı değişiklikleri ve ilaçlar öne çıkarken; stres tipinde lazer, pelvik egzersizler ve cerrahi askı ameliyatları tercih edilir.

Pelvik Taban Egzersizleri Hangi İdrar Kaçırma Şikâyetlerinde Değerlendirilir?

Pelvik taban (Kegel) egzersizleri; özellikle hafif ve orta dereceli stres tipi (öksürme/hapşırma ile olan) idrar kaçırma şikayetlerinde, ameliyata gerek kalmadan kas gücünü artırarak sızdırmazlık mekanizmasını desteklemek amacıyla değerlendirilir. Doğru ve düzenli yapıldığında, mesane boynunu destekleyen kasları sıkılaştırarak idrar kaçırma ataklarını belirgin şekilde azaltır veya durdurur.

Mesane Eğitimi Nedir ve Nasıl Planlanır?

Mesane eğitimi; sıkışma tipi idrar kaçırma ve aşırı aktif mesane sendromu olan hastalarda, beynin mesaneyi yeniden kontrol etmesini sağlamak amacıyla uygulanan davranışsal bir terapidir. Hasta, sıkıştığı an tuvalete koşmak yerine saatli (planlı) tuvalete gitme programına uyar. İki idrara çıkma arasındaki süre her hafta 15-30 dakika artırılarak mesane kapasitesi geliştirilir.

Su Tüketimi, Çay ve Kahve Alışkanlıkları Nasıl Düzenlenir?

Su tüketimi ve kafein alışkanlıkları; idrar miktarını dengelemek amacıyla günde 1.5-2 litre suyu bir anda değil, zamana yayarak yudum yudum içmek prensibiyle düzenlenir. Çay, kahve, asitli içecekler ve baharatlı gıdalar mesane duvarını tahriş edip istemsiz kasılmaları (sıkışmayı) tetiklediği için bu ürünlerin tüketimi tedavi sürecinde ciddi oranda kısıtlanmalıdır.

İdrar Kaçırmada İlaç Tedavisi Ne Zaman Düşünülür?

İlaç tedavisi; anatomik bir sarkmanın (stres inkontinans) olmadığı, ancak mesane kasının aşırı duyarlı olduğu “Sıkışma Tipi İdrar Kaçırma” (Aşırı Aktif Mesane) vakalarında mesane eğitiminin yetersiz kaldığı durumlarda düşünülür. Antikolinerjik veya beta-3 agonist grubu ilaçlar kullanılarak istemsiz kas spazmları engellenir ve hastanın tuvalete yetişme süresi konforlu bir şekilde uzatılır.

İdrar Kaçırma Ameliyatı Hangi Durumlarda Gündeme Gelir?

İdrar kaçırma ameliyatı; pelvik taban egzersizleri veya lazer gibi ameliyatsız yöntemlerden fayda göremeyen, idrar kanalının desteğini tamamen yitirdiği orta ve ileri düzey “Stres Tipi (öksürme/efor ile)” idrar kaçırma vakalarında ve bu duruma mesane sarkmasının (sistosel) eşlik ettiği durumlarda anatomik bozukluğu kalıcı olarak düzeltmek amacıyla gündeme gelmektedir.

Askı Ameliyatları Nedir ve Kimlerde Değerlendirilir?

Askı ameliyatları (TOT / TVT); zayıflamış idrar kanalı (üretra) dokusunun altına, vajinal yoldan girilerek tıbbi hamak benzeri sentetik bir meş (bant) yerleştirilmesi işlemidir. Bu bant, hasta öksürdüğünde idrar kanalına destek olarak sızdırmazlık sağlar. Açık karın kesisi gerektirmeyen bu minimal invaziv ameliyatlar, stres tipi idrar kaçıran her kadın için değerlendirilebilir.

İdrar Kaçırma Ameliyatlarının Olası Riskleri Nelerdir?

Ameliyatların olası riskleri; her cerrahi prosedürde bulunan hafif kanama ve yara yeri enfeksiyonudur. Özel riskler arasında ise; askı bandının gereğinden fazla sıkı olmasına bağlı olarak geçici idrar yapamama (zorlanma) durumu veya çok nadir olarak sentetik yamanın (meşin) vajinal mukoza dışına doğru erozyona uğramasıdır. Bu riskler tecrübeli ellerde minimuma inmektedir.

Tedaviye Rağmen İdrar Kaçırma Devam Ederse Hangi Seçenekler Ele Alınır?

Tedaviye rağmen şikayetler devam ederse; hastanın tanısı ürodinami testi ile yeniden değerlendirilir. Dirençli aşırı aktif mesane vakalarında mesane içine botoks (Botulinum Toksin) enjeksiyonları veya mesane pilleri (nöromodülasyon) uygulanabilir. Cerrahi sonrası devam eden anatomik kaçırmalarda ise farklı askı teknikleri veya açık cerrahi prosedürleri tıbbi seçenekler olarak ele alınır.

Ankara Çankaya’da İdrar Kaçırma Tedavisi Sonrası Takip Nasıl Yapılır?

Ankara Çankaya kliniğimizde tedavi sonrası takip; ameliyat veya lazer uygulamalarından sonraki 1. haftada anatomik iyileşmenin gözlenmesi, 1. ayın sonunda ise hastanın yaşam kalitesindeki değişimin (günlük kullanılan ped sayısındaki azalmanın) dinlenmesiyle yapılır. Gerekli durumlarda “Ped Testi” yapılarak tedavinin klinik başarısı ölçülür ve hastamıza uzun dönem mesane sağlığı eğitimi verilir.

İdrar Kaçırma Hakkında Sıkça Sorulan Sorular Nelerdir?

1. Su içmeyi azaltmak idrar kaçırmayı engeller mi?

Hayır, bu çok yaygın bir hatadır. Su tüketimini aşırı azaltmak idrarın yoğunlaşmasına ve asidik hale gelmesine neden olur. Yoğun idrar mesane kaslarını tahriş ederek ani sıkışma hissini ve idrar yolu enfeksiyonlarını daha da artırır. Dengeli ve yudum yudum su içmek esastır.

2. İdrar kaçırma ameliyatı (TOT) ne kadar sürer?

Minimal invaziv (kesisiz) askı ameliyatları olan TOT veya TVT işlemleri genellikle sadece 20 ila 30 dakika arasında süren oldukça pratik ameliyatlardır. Karında büyük bir kesi olmadığı için hastalar aynı gün veya ertesi gün taburcu olabilmektedir.

3. İdrar kaçırma ilaçları kalıcı çözüm sağlar mı?

Sıkışma tipi kaçırmalarda kullanılan ilaçlar, mesane kasındaki istemsiz spazmları baskılayarak çalışır. Bu ilaçlar kullanıldıkları sürece etkilidir; bırakıldığında şikayetler geri dönebilir. Bu nedenle ilaç tedavisi mutlaka mesane eğitimi ve diyet değişiklikleriyle desteklenmelidir.

4. Lazerle idrar kaçırma tedavisi kimlere uygulanır?

Vajinal lazer uygulaması; ameliyat olmak istemeyen, idrar kaçırma şikayeti hafif-orta düzeyde olan (sadece şiddetli öksürük veya sporda kaçıran) ve menopoz döneminde doku zayıflığı yaşayan kadınlar için kesisiz, ağrısız ve anestezi gerektirmeyen mükemmel bir alternatif seçenektir.

5. Kegel egzersizleri gerçekten işe yarıyor mu?

Evet. Hafif stres tipi idrar kaçırma vakalarında düzenli ve doğru teknikle yapılan Kegel (pelvik taban) egzersizlerinin idrar kaçırmayı %70’lere varan oranda azalttığı veya tamamen iyileştirdiği bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Önemli olan doğru kas grubunu çalıştırmaktır.

6. Doğum yapmamış kadınlarda idrar kaçırma görülür mü?

Görülebilir. Aşırı kilo (obezite), genetik bağ dokusu zayıflığı, ağır kaldırmayı gerektiren sporlar yapmak, kronik astım/öksürük ve idrar yolları enfeksiyonları, hiç doğum yapmamış kadınlarda bile pelvik tabanı yorarak idrar kaçırmaya neden olabilmektedir.

7. İdrar kaçırma ameliyatından sonra tekrar normal doğum yapabilir miyim?

Askı (TOT) ameliyatı ile idrar yolunun altına yerleştirilen sentetik bant, yeni bir vajinal (normal) doğum eylemi sırasında esneyip işlevini yitirebilir veya kopabilir. Bu nedenle askı ameliyatı olan hastalara genellikle ileriki gebeliklerinde sezaryen ile doğum tavsiye edilmektedir.

8. Ameliyat sonrası banyo yapabilir miyim?

Askı ameliyatlarından 24-48 saat sonra vajina içerisine su kaçırmadan ayakta ılık duş alınmasına izin verilir. Ancak vajina içerisindeki dikişlerin erimesi ve enfeksiyon riskinin geçmesi için yaklaşık 4-6 hafta küvete girmek, havuza veya denize girmek yasaktır.

9. Ameliyattan ne kadar sonra cinsel ilişkiye girilebilir?

İdrar kanalına destek olması için konulan yamanın dokuya tam olarak kaynaması ve vajina tavanına atılan kesi dikişlerinin iyileşmesi için ameliyattan sonra ortalama 4 ile 6 hafta boyunca cinsel perhiz (ilişkiye girmemek) zorunludur.

10. Kilo vermek idrar kaçırmayı azaltır mı?

Kesinlikle azaltır. Vücut ağırlığındaki %5 ile %10’luk bir azalma bile karın içi basıncını ciddi oranda düşüreceğinden, idrar torbasına ve pelvik taban kaslarına binen yükü hafifletir ve kaçırma ataklarında gözle görülür bir iyileşme sağlar.

11. Aynı ameliyatta hem rahim sarkması hem idrar kaçırma düzeltilir mi?

Evet. İdrar kaçırma ve organ sarkması genellikle birbiriyle bağlantılı pelvik taban kusurlarıdır. Hastanın anatomik yapısı değerlendirilerek aynı anestezi seansı altında hem rahmin/mesanenin yukarı asılması hem de idrar kaçırma için askı yerleştirilmesi kombine olarak güvenle yapılabilmektedir.

12. Çay ve kahve içmeyi tamamen bırakmalı mıyım?

Tamamen bırakmanıza gerek yoktur ancak kafeinli içecekler mesane (idrar torbası) kaslarını doğrudan uyararak spazmı artırır. Günde 1-2 fincan açık çay veya kafeinsiz kahve ile sınırlandırmak, sıkışma tipi kaçırmaları yönetmede çok büyük bir adım olacaktır.

13. İdrar kaçırma ameliyatı sonrası şikayetler tekrarlar mı?

Doğru hastaya doğru cerrahi yöntem uygulandığında başarı oranları %85-90 civarındadır ve uzun yıllar kalıcıdır. Ancak hasta ameliyat sonrası aşırı kilo alırsa, kronik öksürüğü devam ederse veya sürekli ağır yük kaldırırsa dokular yeniden esneyerek nüks (tekrarlama) görülebilir.

14. Tuvaletteyken idrarı tutup bırakmak (Kegel) doğru mudur?

Sadece ilk seferlerde doğru kası bulup bulmadığınızı test etmek için idrarı anlık olarak durdurmayı deneyebilirsiniz. Ancak bu eylemi tuvalette rutin bir egzersiz haline getirmek mesane boşalma refleksini bozarak idrar yolu enfeksiyonlarına neden olur; kesinlikle önerilmez.

15. Devlet hastaneleri idrar kaçırma ameliyatını karşılar mı?

Evet. İdrar kaçırma (inkontinans), estetik bir şikayet değil, kadının hijyenini ve böbrek/mesane fonksiyonlarını bozan tıbbi bir rahatsızlıktır. Bu nedenle cerrahi operasyonları Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ve özel sağlık sigortaları (TSS) tarafından ödeme kapsamına alınmaktadır.

Bu içerik, kadın sağlığı konusunda anlaşılır ve doğru bilgi sunmak amacıyla hazırlanmış; tıbbi doğruluk ve güncellik açısından Prof. Dr. Burcu Kısa tarafından incelenmiş ve onaylanmıştır. Paylaşılan bilgiler genel bilgilendirme niteliğindedir; hekim muayenesinin, kişiye özel tanı ve tedavi önerilerinin yerine geçmez. Her kişinin sağlık durumu ve ihtiyaçları farklı olduğundan, değerlendirme ve tedavi süreci bireysel olarak planlanmalıdır.

Prof.Dr. Burcu Kısa

KADIN HASTALIKLARI VE
DOĞUM UZMANI

İletişim Bilgileri

88 Yorum

Prof. Dr. Burcu Kısa - Kadın Hastalıkları Ve Doğum Uzmanı Ankara

Diğer Hizmetlerim